Ahh!

0
63

İsimlerinin baş harflerinden cihâna dipdiri bir feryat bırakan peş peşe üç diriydi onlar;

Bir baba,iki oğul..Ali’den (A),Hasan’dan ve Hüseyin’den birer (H)! Onlar, bir şimşek gibi çakıp; iğreti dünyâyı aydınlatınca, geriye öyle bir (AHH!) kaldı ki; Yetimlerin varlığını kavuran ateş, işte bu feryattan doğdu. Âşıkların yangını, bu yüzden büyük ve dayanılmaz oldu. Ciğerler, sâdece bundan dolayı kebaptır.

Lâ İlâhe İlâllah’daki (A)’larla (H)’ların muazzam âhengini görmüyorsan; onların kısacık ömürlerini şehâdetle noktaladıkları âna kadar sâdece Lâ ilâhe İllâllah diyecek kadar zaman geçtiğini, nereden bileceksin?

X

Yetim Celâlettin Rûmî, Yetim Şems’in yetimiydi. Tebriz’in Güneşi, Konya’dan uzaklara gidip; fitneden ve dedikodudan dolayı sırlandığı günlerde, Hazret-i Mevlânâ, iki gözü iki çeşme;her yerde onu aratıyordu. Hergün sayısız insan, huzûruna varıp:’’Şems’i filân yerde gördüğünü’’ söylüyordu.

Gene böyle biri çıka geldi:

—Sana, mürşîdinden haber getirdim; falan şehirde, filânca handa kalıyor. Dedi.

Bunları diyen adam huzurdan ayrıldığında düpedüz dünyâ zengini olmuştu. Zirâ Şems-i Tebrizî’nin yetimi, elinde avucunda dünyâlık ne varsa o adama hediye etmişti. Ama adamın söyledikleri yalandı. Bunu hatırlatanlara, gülümsedi:

–‘’Biliyorum, dedi, benim ona bağışladıklarım da zâten yalanlarının bedeliydi. Eğer doğru söylüyor olsaydı; canımı verirdim.’’

Boşuna dememiş Hatîce Cenan Sultan’ın Yetimi :

(Dünyâ,Şems-i Tebrizî’lerle dolu..sen bana Mevlânâ gibi mürit göster!) diye..

PAYLAŞ
Önceki İçerikHikmetler 3
Sonraki İçerikArkadaş

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...