Ali Fuad Başgil

0
220

17 Nisan, Ali Fuad Hoca’nın vefat yıldönümüdür.

Bu büyük ilim ve fikir adamımızı rahmetle ve minnetle yâd ediyoruz.

Nur içinde yatsın.

*

Ord.Prof.Dr. Başgil,1893 yılında Samsun’un Çarşamba kazâsında doğmuştur.

Babası Mehmed Şükrü Efendi, annesi Fatma Hanım, dedesi Bölükbaşıoğulları’ndan Hâfız İbrâhim Efendi’dir. Tanınmış bir âilenin çocuğu olup, ilk tahsilini Çarşamba’da yapmış, orta tahsilini İstanbul’da ve kısmen de Paris’te Sainte-Barbe ve Buffon liselerinde gerçekleştirmiştir.

Vatanî hizmetini yedeksubay olarak 1.Cihan Harbinde Kafkas cephesinde yapmış ve dört buçuk yıl cepheden cepheye koşarak, tahsilini ancak terhis olduktan sonra tamamlayabilmiştir.

Genoble Üniversitesindeki mezuniyetini tâkîben ‘’Paris Hukuk Fakültesi’’nde doktorasını vermiş, ‘’Paris Siyasî İlimler Okulu’ndan diploma almıştır.

Başgil bu üç fakülte diploması ile yetinmeyerek Lahey Devletler Hukûku Akademisi’nin derslerine de devam edip, buradan da mezun oldu. Yâni 36 yaşında yurda üç fakülte ve bir yüksek okul diplomalı hukukçu olarak döndü.

1928’de ‘’Lahey Devletler Hukuku Akademisi’’nde hazırladığı ‘’İstanbul Boğazları’’ konulu tezi,’’pekiyi’’ derece ile kabul edilmiştir.

Ali Fuad Hoca

1930 yılında açılan imtihanı kazanarak Ankara Hukuk Fakültesi ‘’Roma Hukûku’’ doçentliğine tâyin edilen Başgil,1931 yılında profesör olmuştur. 1933 yılına kadar Ankara Hukuk Fakültesi’nde ‘’Roma Hukûku’’ ve Gâzi Terbiye Enstitüsü’nde de ‘’Medeniyet Târihi’’ okutan Başgil, 1933 yılında yeniden kurulan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fatültesi’nde ‘’Esas Teşkîlat Hukûku’’ profesörlüğüne ve ‘’Mülkiye Mektebi’’ hocalığına tâyin edilmiştir.

1936 yılında ‘’İstanbul Yüksek Ticâret ve İktisat Mektebi’’ müdürlüğüne getirilen Başgil Hoca, bu okulda ve İstanbul Hukuk Fakültesi’nde ilk defa ‘’İş Hukûku’’ dersini de okutmaya başlamıştır.

Bundan sonra Başgil Hoca,1937 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi Dekanlığı,1941’de ‘’Siyasal Bilgiler Okulu’’ Müdürlüğü yapmıştır.1943-1944 ders yılı başında bu görevlerden ayrılarak,1963 yılına kadar sâdece İstanbul Hukuk Fakültesi Esas Teşkîlât Hukûku Kürsüsü Ordinaryüs Profesörlüğü’nde kalmıştır.

Hatay’ın anavatana ilhâkı amacıyla yapılan 1937 Cenevre toplantısında Türk Hey’eti’nin hukuk müşâvirliğini yapan merhum Başgil,1942 ‘’Berlin Uluslar arası Devletler ve İdârî İlimler Akademisi’’ kuruluş toplantısına Alman Hükûmeti’nin dâvetlisi olarak katılmıştır. Bu akademinin 1951 Nice ve Monaco toplantılarına,1952 Karaçi İslâm Kongresi’ne, Uluslar arası Devletler ve İdârî İlimler Akademisi’nin 1953 İstanbul,1956 Madrid, 1958 Wiesbaden toplantılarına da katılan Hoca,1959 yılında Kudüs’de toplanan İslâm Kongresi’ne de iştirak etmiştir.

27 Mayıs 1960 ihtilâlinde Millî Birlik Komitesi tarafından 147 öğretim üyesiyle birlikte üniversiteden uzaklaştırılmış; daha sonra sözkonusu öğretim üyeleri özel bir kanunla üniversiteye geri dönmelerine rağmen, Başgil Hoca bunu bir haysiyet mes’elesi yaparak eski işine geri dönmemiştir.

Bir makalesinden dolayı Balmumcu’da üç ay hapis yatmış ve beraat etmiştir.10 Nisan 1961’de emekliye ayrılmış, kısa bir süre sonra da –15 Ekim 1961—Samsun’dan bağımsız olarak senatör seçilip parlamentoya girmiştir.

Bu dönemde Cumhurbaşkanlığı’na en güçlü aday iken,27 Mayısçıların tertip ve baskıları sonucu tehditle adaylıktan istifa ettirilmiş, Başgil Hoca adaylığın yanı sıra senatörlükten de istifa etmiştir.

Bu olayların peşinden bir müddet İsviçre’de Cenevre Üniversitesi’nde Türk Târihi ve Dili Kürsüsü’nde görev yapmıştır. Orada iken Fransızca olarak yayınlanan ve sonradan dilimize çevrilen ‘’27 Mayıs İhtilâli ve Sebepleri’’ eseriyle meşgûl olmuştur. Bu kitabı yüzünden o zamanki ‘’Tedbirler Kanunu’’na aykırılık iddiâsıyla tâkibâta uğramış, yargılanan Başgil Hoca,1965 yılında bu dâvâdan da beraat etmiştir.

Aynı sene yapılan seçimlerde İstanbul milletvekilliğine seçilerek vefat târihine kadar bu sıfatı muhâfaza etmiştir.

17 Nisan 1967 târihinde eşi Fatma Nüvide Hanımefendi ile birlikte oturduğu Feneryolu Eflâtun Sokağı’ndaki evinde hayâta gözlerini yummuştur. Bugün o sokak, Ali Fuad Başgil Sokağı adını taşımaktadır.

Kabri, Üsküdar Karacaahmet Kabristanı, Çiçekçi durağı karşısındadır.

Allah, rahmet eyleye…

Yorum yapabilirsiniz...