Ana Okullarına Mektup

0
56

Çok Sevgili (…….Anaokulu) Yöneticileri!

Öncelikle gelen günlerin hem size, hem işletmenize, hem de yurdumuza iyilikler, hayırlar getirmesini diliyoruz.

Yeni yıl arifesinde hem sizlerin işlerinizin bizler gibi yoğun olduğunu düşünerek, hem de konuşma sırasında doğabilecek bir yanlış anlaşılmadan çekindiğimizden bu satırları kaleme almayı daha uygun gördük. Hayâta bakış şekillerimiz her ne kadar yer yer farklı olsa da,bizlerin en önemli ortak paydamızın çocuklarımız olduğunu ve bu sebeple her şeyin mâkûl bir zeminde konuşulabileceğini düşünüyoruz.

Taner ailesi olarak bizler, sizin sıcaklığınızdan, yakınlığınızdan, idârî yaklaşımınızdan, çocuklara verdiklerinizden, gösterdiğiniz hassasiyetten son derece memnûnuz. Yapılan her iyi girişimi desteklemekle birlikte, kendimizce eksik bir noktayı işâret etmeyi de bunca yıldır yakınlığımızın bir gereği olarak görüyoruz. İşte bizim bu satırları yazmamızdaki sebep de bu noktada devreye giriyor. Medenîleşme çabasından, globalleşme girdabına kadar geçen sürede Türkiye gibi gelişmekte olan, hızla değişen ülkelerde aydın-münevver kesim ne kadar çabalasa da bâzı değişikliklerin önünde ne yazık ki, duramıyor. Çoğu zaman art niyetli olmayan, hayâtın kendi akışı içinde çok da fark edemediğimiz kültürel erozyonlar içerisinde benliğimizi, kültürümüzü yavaş yavaş kaybediyoruz. Medyanın da teşvîki ile bir gün geriye bir bakıyoruz ki, geçmişte yaptığımız, gülümseyerek çocukluğumuzun hâtıraları arasına kattığımız pek çok minik detay, günümüz kültür bombardımanları arasında kaybolmuş, ezilmiş, unutturulmuş gitmiş. Geçtiğimiz yılların aksine bu yıl okulunuzda ağırılıklı olarak işlenen Noel Baba figürünü de bu şekilde değerlendirdiğimizi bilmenizi isteriz. Yılbaşının kutlanması, bunun işlenmesi değil, bu yılbaşı konusunun bir Hıristiyan ya da Mûsevî gibi ele alınmasını doğru bulmuyoruz. Bu toprakların insanlarının kutlamalarını kendilerince, kendilerine göre ele alması gerektiğini düşünüyoruz. Noel Baba, Amerikan tüketim kültürünün sûnî olarak yarattığı kırmızı-beyaz kıyafeti ile bizim kültürümüzün bir parçası değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Bizim çoğu zaman zararsız olarak değerlendirdiğimiz kabûller, çocuklarımızın bugün benliğini yaratıyor. Çocuklarımız yılbaşı mneşesini yaşarken, eğitmen arkadaşlarımızın ağzından Noel süslemesi, Noel kutlaması değerlendirmeleri telaffuz edilmemelidir. Çocuklarımızın kimlikleri içerisine bu bilgiler sanki doğal, sanki gerçek, sanki özleriymiş gibi yerleştirilmemeli. Ne sizin, ne de bizim kuşağımızın Noel ağacımız, süsümüz olmamıştır. Çünkü Noel, Anadolu kültürü ile beslenen Türk insanının bir alışkanlığı değildir. Belki eğitmenlerimizin bir aile şefkati ve ilgisi içerisinde bu konuda sevgi ile bilgilendirilmeleri, yılbaşlarımız ile Noel kavramı arasında bir fark olması gerektiği belirtilmelidir. Eğer Noel Baba, Santa Claus kimliği ile okulunuzda işleniyorsa- ki buna gerek olduğunu sanmıyoruz- o zaman bizler elbette Aralık ayı içerisinde varlığı ve sözleri ile tüm dünyada sevginin çeşmesi olarak anılan Hz. Mevlanâ’dan, Yunus’tan da bahsedilmesini isteriz. Çünkü bu isimler bizim gen babalarımız, soyumuz, varlığımızdır. Biz aile olarak bu tip konuların hiçbir şekilde yobazı olmak, yıkarak yapmak niyetinde değiliz. Bizlerin hayâli sizler gibi çocuklarımızın renkli ufuklara sâhip olması. Bunun da en iyi yolunun kendi özünün farkında, bununla barışık, kendini sevgi ve bilgi ile harmanlamış nesillerle olabileceğine inanıyoruz. Sizin yaratıcılığınız eminiz ki bir sonraki yılbaşı Noel öğelerinden sıyrılmış bir şekilde çok daha keyifli olarak işlenebilir. Biz yine bu konuda da elimizden gelebilecek her türlü desteğe açığız. Türkiye’ye inanan, Cumhuriyetini seven, ülkesini canından çok seven Müslüman-Türk kimliği ile vâr olmak isteyen küçük âilemizin bu eleştirisini dostâne bir serzeniş olarak kabûl edeceğinizi düşünüyor, hepinizi sevgi ve saygı ile kucaklarken gayretinizi ve çalışmalarınızı cânı gönülden desteklediğimizi, bu sözlerimizin tüm bunlardan ayrı tutulmasını bir kez daha rica ediyoruz.

Sevgi ve saygılarımızla

Taner Ailesi

PAYLAŞ
Önceki İçerikTürk Gençliğine Örnek
Sonraki İçerikBir İman Şairi

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...