Ana ve Çocuk

0
56

Bir ananın çocuğu suya düştü. Ananın canı yandı, çırpınıp yolunmaya, yanıp yakılmaya başladı.

Çocuk şaşırmış, şaşkın bir hâlde elini ayağını çırpmakta, çırpınmaktaydı. Su, çocuğu değirmene kadar götürdü… Su akmakta, çocuk da çırpına çırpına su üstünde sürüklenip gitmekteydi. Tam, su arkına düşeceği sırada anası bunu görüp koşmaya başladı… suya atılıp çocuğunu yakaladı, çekip çıkardı.

Onu derhal bağrına bastı, koçtu, sevdi; süt vermeye koyuldu.

Ey esirgemede yüzlerce ana kadar merhametli Peygamber! Biz de o dipsiz, kıyısız su arkına düştük, gark olduk! Şaşkınlık girdabına düştük… hasret suyunun arkına doğru sürüklenmekteyiz.

O çocuk gibi biz de su içinde şaşırıp durmadayız. Ey yol çocuklarına acıyan, ey onları esirgeyen, koruyan… Lûtfet de senin suyuna dalan, boğulmak üzere olan bu biçâreye bir bak!

Bu yanıp yakılan gönlüme acı… Lûtfunla kereminle beni bu sudan çekip çıkar!

Bize lûtuf memesinden süt ver… Önümüzden kerem ve ihsan sofrasını kaldırma!

Ey övülmesine imkân olmayan, ey hakîkati idrâk edilemeyen, ey övenlerin övüşünden münezzeh olan!

Kimsenin eli, atının terkisine erişmemiştir. Hele ben, senin yolunun topraklarına oturmuş, kala kalmışımdır!

PAYLAŞ
Önceki İçerikMekansızlar
Sonraki İçerikAşk ve Aşıklar

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...