Banarlı Hoca 1

0
29

Türk edebiyatı târihin­de, bir Edebiyat Tarih­çisi, Bir münekkid, bir fikir adamı olarak ye­rini alan Banarlı, Türk gençliğine millî şuûru aşılayan, kitapları dersleri konferansları ile bir yol gösterici bir mürşid ve keli­menin tam mânâsı ile bir Hoca idi.

Banarlı, aslen Trabzon’un köklü bir âilesi olan Alemdarzâdeler’in torunlarındandır. Trabzon’da yerleşen ilk dedesi Trabzon fethinde bulunan Fâtih’in alemdarlarındandı. Büyük dedesi Trabzon eşrâfından devlet hizmetleri görmüş Ârif Ağa’dır. Dedesi Hilmi Efendi mühim memurluklarda bu­lunmuş bir devlet adamı aynı zamanda devrinin ta­nınmış şâirlerindendi.

Babası İlyas Sâmi Bey, hamiyetli bir mülkiye âmi­ri ve bir vatan şâiridir. Banarlı’nın annesi gene Trabzon’un köklü bir âile­sinden olan Hafize Nâdire Hanım’dır.

“Banarlı” soyadını, anne ve babasının kabirlerinin bu­lunduğu Banarlı kasabasın­dan almıştır.

Nihad Sâmi İstan­bul’da Fâtih semtinde doğmuş, çocukluğunu ve gençliğini bu mu­hitte geçirmiştir. Tah­silini Fâtih Sultan Vakıf Mektebi’nde yap­mış Orta tahsilini Gelenbevi ve Mer­can İdâdisi’nde, Li­se tahsilini Vefa Sultânisi’nde yapmış ve İstiklâl Lisesi’nden mezun olmuştur.

1926-1927 ders yılı Edebiyat fakültesine ve imtihanla Yüksek Öğretmen okuluna (Yüksek Muallim Mektebi) girmiş 1929 da Dârülfünun (üniversite) u bitirmiştir. Muallim olarak 1929 sonunda Edirne Lisesi’ne tâyin olunmuş aynı zamanda Edirne Kız ve Erkek Muallim Mektepleri’nde de Edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

1934 -1935 yıllarında Askerlik vazifesini yapmak üze­re Edirne’den ayrılan Nihad Sâmi, askerlikten sonra İstanbul’da sırasıyla Kabataş ve Galatasaray lisele­rinde edebiyat hocalığı yapmış, ayrıca Boğaziçi, Şişli Terakkî ve Işık liselerinde de dersler almıştır. 1947 de Eğitim Enstitüsüne ve ilâveten Yüksek Öğretmen Okulu’na getirilen Nihad Sâmi, 1958’den 1962’ye kadar da ek olarak Yüksek İslâm Enstitü­sünde İslâmi Türk Edebiyatı Târihi hocalığı ve bu arada kısa bir müddet de Yüksek Öğretmen Okulu ve bunun bünyesindeki Eğitim Enstitüsünde Müdürlük yapmıştır. 1967 de Eğitim Enstitüsü’nden ayrılmış, sâ­dece Yüksek Öğretmen Okulu’ndaki derslerine devam etmiş, 1.6.1969 de kendi isteği ile emekliye ayrıl­mıştır.

Bu târihten sonra “Resimli Türk Edebiyatı Tâ­rihi”ni tamamlamağa çalışırken, bir taraftan da Millî Eğitim Bakanlığı 1000 Temel Eser ve Çağdaş Türk Yazar­ları komisyonları âzâlığına ve başkanlığına seçilmiş, komisyonlar dağılıncaya kadar buralarda çalışmaya devam etmiştir.

Banarlı bu resmî işleri yanında, ilmî ve millî gaâyeli cemiyet ve kuruluşlarda da vazife görmüştür.

1953’ te kurulan İstanbul Fetih Cemiyeti’ne girdi ve bu mü­esseseye bağlı olan İstanbul Enstitüsü müdürlüğüne getirildi. 1958’ den sonra büyük şâir Yahya Kemâl’in ölümünde bizzat kendi teşebbüsü ile kurulan Yahya Kemâl Enstitüsü’nün neşriyat işlerini yürüttü. Son olarak 1971 de kurulan Kubbealtı Akademisi’nin Ede­biyat kolu başkanı ve bu cemiyetin çıkardığı Akademi mecmuasının müdürü oldu. Vefâtı sırasında bu va­zifeler uhdesinde idi.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSon Menzil 2
Sonraki İçerikNe Barbaros Paşa'ymış
..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San'at Derneği'nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san'at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...