Batmayan Gün 4

0
22

‘’İnsan, iki türlü varlığın sâhibidir: Maddî, mânevî. Nasıl ki bu maddî varlık bir gün olup sönmeye, mahvolmaya mahkûmsa, onun vücûda getirdiği eserler de aynen böyle, solmaya, bozulup, yok olmaya mahkûmdur. Zevâl bulacak şeyler için gururlanmak… aklı başında bir insana yakışır mı?

Eğer insan mânevî varlığı ile bir eser, yâni mânâsını bir eser olarak ortaya çıkarabilirse, iftihâr edilecek şâheser budur işte! Fakat ne çâre ki bu dereceye yükselmiş kimsede de iftihar ve gurur gibi bayağı hisler kalmamıştır.

Gurur, beşer dertlerinin en yamanlarından biri… İnsanla Yaradan arasındaki hâil, yerle gök değildir; belki kendini yüce görerek gururlanmaktır…’’(108.s.)

‘’…biliniz ki rûhî kemâle varmak için birliğin mânâsını yakalamak gerektir. Esâsen doğru görücü göz için cihanda ondan başka bir şey yoktur.’’(127.s.)

‘’Hilkatten maksûd insan, insandan maksûd da mânâ! Mânâ da ancak,…ruh tasfiyesiyle hâsıl olabilir ki,bunu da ele getirecek aşktır!..’’(150.s.)

‘’Hakîkî ideal, kendini bilmektir… Zîrâ kendini bilen, en yüksek hedefe ermiş demektir.’’(157–158.s.)

‘’Münevver geçinen kimseler içinde zaaflarına söz geçirecek tam irâdeli bir kimse bulmak hemen muhâldir. İhtirâsının, keşfinin, eserlerinin, servetinin hâsılı bin türlü ihtirâsın esîri olan bu bilgili câhillerin hâli ne hazîndir. Her şeyi bilip öğrenmiş olan kimsenin kendini öğrenememesi ne kadar acıklıdır. İlim odur ki insana kendini öğretir, tanıtır…’’(158.s.)

‘’…Felsefe, rûhî bir reflekstir; hilkatin gölgesidir; rûhun güzel yüzünü açan el ise hakîkattir.’’(187.s.)

‘’…gurur, gösteriş, kıskançlık, hunharlık ve tekmil hayvânî duygulara düşkünlük, dünyânın başlangıcından beri sürüklenip gelmiştir ve sonuna kadar da gidecektir. Ne yirminci, ne kırkıncı asır, ne medeniyet, ne ilim hattâ ne felsefe, hiçbir vâsıta, insanı bu ihtiraslardan uzaklaştırmaz. Ancak ve ancak ruhlarını temizleyebilenlerdir ki, zaafları esâretinden kurtularak aslî hürriyetlerine kavuşmuşlardır.’’(239–240.s.)

BATMAYAN GÜN – Roman,Yazarı: Sâmiha AYVERDİ.İlk Yayın Târihi:1939

(Sâmiha AYVERDİ’nin Fikir ve Gönül Dünyâsından Seçmeler)-İsmet BİNARK/Altay Kültür, San’at ve Eğitim Vakfı Yayınları:4 – ANKARA, Mart 2009

PAYLAŞ
Önceki İçerikBatmayan Gün 4
Sonraki İçerikİki Soluk Arasında
..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San'at Derneği'nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san'at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...