Pazar, Ocak 20, 2019

Semender

Ya şu, ser verip sır vermezcesine suskun adam? Onu ne yapmalı? Ben ondan ‘’adam’’ diye bahsettiğim için, sen de bu ifâdeyi bir cinsiyet belirtisi zannetmeyesin. Biz, ’’er kişiye’’ adam deriz; sûretâ erkek kılıklıya değil!...

Şaştım

Her rüyâmda sen varsın. Buna, önceleri çok şaştım. Sonra baktım, uykularım senmişsin. Artık, neden şaştığıma şaşmaktayım. Sensiz kalmaktan korkup, uykusuzlukla savaşmaktayım. Bir gün gelecek, belki buna da şaşacağım. Uykunun, ölümün sensizlikle ne ilgisi olabilir? Başaracağım..ölüp,kurtulacağım. Ve sensiz kalanlara şaşıracağım!

Nefes

Yolu topraktan, seccâdeyi kilimden, figanı şikâyetten ayıran nedir? Kilimi seccâde yapan şey, secde sâhibinin gönlüdür. Üstüne basılan her toprak, yol sayılmaz. Bir ucu sevgiliye çıkmayan yol, yol mudur? Bülbülün güle duyduğu aşk, ayrılık terennümlerini efgan yapan şeydir. Sevgiliden bahseden her söz,’’kelâm’’ Sevgili uğruna başvurulan her...

Köle

Irmak kenârında tanıdığım biri var.Eğer derece dedikleri ve vücud ısısını ölçen âletin bir benzeri îcâd edilmiş olsaydı..ve onunla o adamın gönül yangınını ölçmeye kalksalardı,emînim: ‘’Bu adam ya ateşperest, ya da semender!’’ diye feryâdı basarlardı. Neyse ki...

Çentik

Sevdâ ağacının gövdesi, ayrılık destânına âit çentiklerle dolu. Hana uğrayan her yolcu, gönlünden birer iz bırakmış oraya. Adına ‘’kabristan’’ demişler,’’Hüvel-Bâkî’’ ile süslemişler.

Haberci

Hancı, dedi ki: ‘’Hüzün kapımı çaldı. Vuruşundan tanıdım. Kim o? Demeye kalmadan itip içeri girdi. Kızdım. Nedir bu destursuz geliş? Dedim. Kahkahalarla gülmeğe başladı. Hakkı da var ya..Kendi çatısı altına izinle gireni de kim görmüş?’’ Sonra, Bahçıvan söz...

N’Olur

Balıkçı, Bahçıvan’a yalvardı: —Ben sana yakışmıyor olabilirim, aldırma! Hangi burun,’’şu koku bana yakışır’’ diye koklar? Yâhut hangi koku, falancanın veyâ filâncanın burnu diye tercih yaparak çevreye yayılır? İşte ben de, hiçbir hesap veyâ tercih yapmadan; sana yakışıp...

Çoban

Balıkçı, ırmak kenârında hüzünlü hüzünlü otururken, bir çoban peydahlandı. Selâm verdi, selâm aldı, sürüyü ırmağa saldı. Sürü suya doydu, çoban namaza durdu, el açıp niyâza vardı. Sular kabardı, güneş karardı… Çoban, soyundukça soyundu. Peşinden bembeyaz bir...

Balıkçı 7

Ben, ırmak çocuğuyum. Deryâlarda yüzemem, sâhillerde gezemem. Kumsallar bana göre değil, ayaklarım kesilir; çıplak ayakla kolay koşamam. Isırgan otlarının dalamasına, dikenlerin batmasına alışmışım bir kere..deniz deryâ neme gerek. Ben,ırmak çocuğuyum ;anam beni Gözyaşı Irmağı’nda doğurmuş..acıktığım...

Kör Ebe

İnsan, acelesi varsa hızlı yürür, hattâ koşar. Ve bu nisbette de kalbi çarpar. Rûhumun sana doğru koşmasını, özleyişimin artmasından anlarım. Başka bir söyleyişle: sana hasretim arttıkça, sana yaklaştığımı fark ederim. Hâlbuki sen, çevremde kanaldanmış, Uçuyorsundur. Ruhdan bir çift...

SİTEDEN SEÇMECELER