Dört Güzel

0
212
Kubbealtı Lugatı

“Kubbealtı”nın Dört Güzeli”

Kubbealtı topluluğunun, bir başka deyişle Kenan Rufaî (veya rifaî) mistisizminin eli kalem tutan mütefekkir ve mutasavvıf şâkirtlerinden dördüncüsü de öbür âleme göçmüş bulunuyor.. öbürkü üçü ile yakından görüşmüşlüğüm, hattâ müştereken iştirak ettiğimiz fikir ve kültür çalışmalarında bulunmuşluğum olsa da nezihe araz’la birkaç kere tokalaşmaktan ve bazı toplantılarda selâmlaşmaktan öteye geçen bir münasebetim olmamıştır.. fakat bu aşk ve duygu kadınının görebildiğim bütün yazılarını, bütün fıkralarını okuduktan sonra sarsıldığımı sevgiye ait hislerimin ayaklandığını hissetmişimdir.. milliyet gazetesinde yutar gibi okuduğum her fıkrasından sonra: “bu kadın, yâ derin bir aşk özlemi içindedir; yahut ta hararet derecesi yüksek bir aşk ateşi içinde yanmaktadır” dediğimi hatırlıyorum.. sevgiyi ve aşkı en içten, en gerçekçi, en duyurucu ve doyurucu cümlelerle anlatmasını bilmiştir.. insanlığı, sevgi ile kurtarmak isteyen “peygamberler peygamberi”ni, ilâhî aşkı terennüm eden mevlânâ ve yunus emre gibi iki yüce evliyâyı bütün insanlara sevdirmeye çalıştı.. “derdli dolap” ve “anadolu evliyaları” hâlâ halkımızın evvelâ okuduğu kitaplar arasındadır..

Samiha Ayverdi (1905-1993), Safiye Erol (1900-1964) ve Sofi Hûri, üçü de üç aşağı beş yukarı akran sayılan mistik kalem sahibleri olduğu halde Nezihe Araz (1923-2009) daha genç bir neslin temsilcisi olarak aralarına karışmıştır.. nisâ taifesinden bu dört kalem, cumhuriyet devri türk fikir, kültür ve inanç aleminin, en güçlü, en verimli, en bereketli elemanlarındandır, denilse asla mübalâğa sayılamaz..

Sôfi Huri, redhouse (ingilizce-osmanlıca-türkçe) sözlüklerinin hazırlanmasında görev aldığı için üç beş kitaptan fazla bir eser hazırlamağa imkân bulamamıştır.. (mağlubların zaferi, kebîr’den seçme şiirler) adlı ingilizce’den tercüme edilmiş kitapları yanında bir kısmı millî eğitim bakanlığı tarafından yayınlanmış bazı tercümeleri daha vardır.. kısa boylu, tombulca hoş bir hanımefendi idi.. sıcak ve yumuşak bir sesi vardı.. rum asıllı olduğu halde türkçe’yi çok mükemmel konuşurdu.. redhouse yayınevinden, atina’ya gitmiş bulunduğunu öğrendim.. bu satırların yazarı bakanlığın ilim ve san’at yayınları bürosu müdürü olarak bazı eserlerin tercümesini kendisine yaptırdığımızı hatırlıyorum.. ayrıca (rabiatüladeviyye) isimli bir eser de yazmıştır.. yahya kemal enstitüsü ve türkiye edebiyat cemiyeti toplantılarında sık sık görüşebiliyorduk..

Safiye Erol ise keşan’da doğmuş, almanya’da felsefe tahsil etmiş, sonra bir hariciyeci ile evlenmiş, daha sonra yurda dönmüştür.. “kadıköy’ün romanı” “ülker fırtınası” isimli eserleri ve başka kitapları arasında en çok okunan romanı “ciğerdelen” olmuştur.. safiye erol’un yazılarında da sevgi ve düşünce, felsefe ve mistisizm ağır basar.. türkçesi sağlam ve akıcıdır.. 1950’li ve 1960’lı yıllarda yayınlanan yeni istanbul gazetesindeki yazıları edebiyatın en seçkin örnekleri arasındadır.. çiçekçi’de otururdu, alt katta da meşhur tarihci ibrahim hakkı konyalı’nın dairesi vardı.. ikisi de içinde yaşadıkları daireleri rahmetli arkadaşım salih kolat’dan satın aldılar..

Beyinleri ve kalbleri yüksek frekansla çalışan bu dört bayanın ortaklaşa yazdıkları bir kitabın adı da “kenan rufaî ve yirminci yüzyılın ışığında müslümanlık”tır.. kitap herbirinin kendi imzasıyle yazdığı “etüd”lerden müteşekkildir..

Samiha Ayverdi, Ekrem Hakkı Ayverdi’nin kardeşi, Ekrem bey’in eşi olan edebiyatçı ve lügatçi İlhan Ayverdi’nin görümcesidir.. içlerinde en teşkilâtçı ve lider mevkiinde olan samiha ayverdi’dir.. ve hem tarih, hem fikir ve eğitim hem de tasavvuf ve biyografi alanlarında, ayrıca roman sahasında dolgun eserler veren o’dur.. kubbealtı yayınları millî eğitim yayınları arasında birçok kitabı yayınlanmıştır..

İlhan Ayverdi’nin hazırladığı üç büyük ciltlik “kubbealtı sözlüğü”, türkçe’nin, son zamanlarda neşredilmiş iki lügatından biridir.. diğeri de Yaşar Çağbayır’ın hazırladığı 5 ciltlik “ötüken sözlüğü”dür..

İkisi de ilmî bakımdan değerli eserlerdir.. Kubbealtının bayan müelliflerinden şimdi hayatta sadece ilhan hanımefendi kalmıştır.. kendisine nice ömürler ve hizmetler dilemekteyiz.. ve bize eserlerini ve hizmetlerini bırakıp giden dört hanımefendiye de rahmetler niyaz ediyoruz..

03 Ağustos 2009 Pazartesi

Osman AKKUŞAK-YENİ ŞAFAK GAZETESİ

Yorum yapabilirsiniz...