Ermeni Açılımı

0
37

(Türk Târih Kurumu Ermeni Araştırmaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Çiçek’le mülâkat)

Ermeni iddiaları, Ermenilerin ve Ermenistan’ın kendi talebi olmaktan çok, emperyalizmin Türkiye’ye karşı bir tehdit aracı olarak mı kullanılıyor?

Lozan’daki Türk heyetine, “Müzakerelerde Ermeni yurdu üzerinde diretirlerse, görüşmeleri kesip Ankara’ya dönün, asla ödün vermeyin” talimatı verilmişti. Türk heyeti, Ermeni meselesinin Lozan’da konuşulamayacağını vurgulamıştır hep. O günden bu yana İngiltere ve ABD konuyu hep gündemde tutmuşlar ve Ermeni devleti konusunda ısrar etmişlerdir. Lozan’daki Türk heyeti ise Ermeni iddialarının Azınlıklar Alt Komisyonu’nda konuşulmasına da karşı çıkmıştır.

Lozan’da da bu konuyu hep Avrupalı devletler sıcak tutmaya çalışmadılar mı?

kemal_cicek

Lozan’da gözlemci olan ABD, Ermenilerin tüm baskısına rağmen, neden Ermeni konusuna girmek istemedi?

ABD heyeti, İngiltere Ermenistan konusunda Türkiye’yi sıkıştırsa bile, İngilizlerin bu konuda samimi olmadığını biliyordu. Çünkü İngiltere, bu konuyu Musul’a karşı bir koz olarak kullanmak istiyordu. ABD heyetinin Lozan’da Ermeni meselesi konusunda doğrudan bir çıkarı da, bir fikri de yoktu. ABD heyeti, “SSCB’de bir Ermenistan var, Türkiye içinde ayrı bir Ermeni devletine gerek yok” şeklinde düşünüyordu. Onları asıl yönlendiren Lozan’daki Ermeni heyetiydi. Bu heyet bir din dayanışması yaratmaya çalışıyordu.

Bu dini dayanışma konusunda başarılı oldular mı?

Kabul etmek gerekir ki 1890’dan beri bu din dayanışması işini çok başarılı biçimde işlemişler ve Avrupa’daki halklar nezdinde büyük bir taban oluşturmuşlardır.

ABD ve Avrupa Ermeni meselesinde o gün olduğu gibi bugün de çifte standart gütmüyor mu?

ABD ve İngiltere, Ermeni meselesini azınlık haklarının korunması kapsamında ele almamışlardır. Mesela 1923 yılında Türkiye’nin nüfusu 13 milyonken, Türklerin nüfusunun yaklaşık 4 milyon olduğunu öne sürmüşlerdi. Yani Anadolu’da Türkleri azınlık olarak gösterip, sahtekârlık yapıyorlardı, hem de insan hakları maskesi takarak. Ermeniler de ABD’yi, İngiltere ve Fransa ile birlikte hareket etmeye zorlamak için, 1. Dünya Savaşı’nda aynı safta savaştıklarını sürekli anımsatmışlardır. Bu nedenle biri Doğu Anadolu’da, diğeri de Fransızların yardımıyla Çukurova’da olmak üzere iki Ermenistan devleti istemişlerdir.

Fransa da, parayla 250 bin Ermeni’yi Çukurova’ya taşımış ve bunu Lozan’da bir koz olarak kullanmıştır. Ermeniler de sürekli olarak “Biz savaşan tarafız, 1. Dünya Savaşı’nda sizinle aynı safta, sadakatle, aynı idealler için savaştık. Bize verdiğiniz sözleri tutun. 1915 yılında tehcir edildik. Bizleri Türklerin insafına bırakmayın” diyerek Batı’daki kamuoyu desteklerini artırmaya çalışmışlardır.

Günümüzde Ermeni diasporası ve devlet adamları, “Biz savaşan taraftık” lafını pek ağızlarına almıyorlar.

Almıyorlar, çünkü savaşan taraf, başına gelecekleri bilmesi gereken ve bunlar başına gelince de katlanan taraftır.

Sözde soykırım konusundaki abartılı rakamları nasıl buluyorsunuz?

Diyorlar ki, 2.5 milyon Osmanlı Ermenisinden 1 milyon 250 bini, yani yarısı savaşta öldü, 700 bin Ermeni hayatta kaldı. Bu sayılar çok abartılıdır çünkü o dönemde en fazla 1.5 milyon Ermeni vardı bu topraklarda. Bunu bildiği için de Fransa Ermenilere, “Size devlet kurmamız için yeterli nüfus yok” demiştir. Ama Lozan’daki Ermeni lobisi, Ermeni sorununun alt komisyonda ele alınmasını sağlamıştı.

PAYLAŞ
Önceki İçerikHikmetler 8
Sonraki İçerikTarihçi Gözüyle Hoca

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...