Ferman

0
315
Kubbealtı Lugatı

Karamanoğlu Mehmed Bey’in 737 yıl önce yayınladığı fermânı, her 13 Mayıs günü hatırlarız. Zâten kendiliğimizden hatırlamasak bile, devlet ricâlinden yâhut akademik ünvanlı ‘’bilge kişiler’’(!) sâyesinde mutlaka haberdar ediliriz. Söz konusu zevata göre de Türkçe çok, ama çok önemlidir(!) ve mutlaka her 13 Mayıs’da bu konuda bir iki lâf söylemeyi âdet edinmişlerdir. Karamanoğlu’nun fermânından ve dilimizin ne kadar güzel olduğundan, korunması gerektiğinden dem vurur ve bir sene sonrasını beklerler. Yeni senenin ‘’Dil Bayramı’’nda ise aynı terânenin tekrarlanması, şarttır. İşte bu iki dil bayramı arasında ‘’tarzanca’’ konuşmayı, yazmayı,Türkçe’nin nâmusunu kirletmeyi, utanıp sıkılmaksızın sürdürürler.

Böyle söylediğimize bakmayın, yalnız iki bayram arasında değil; aslında dil bayramını kutlarken de gene ne idiğü belirsiz;’’nesebi gayr-ı sahih’’/o kekeme,yarım yamalak ve sel’li-sal’lı-süreç’li/ uydurma kelimelerle konuşurlar ve yazarlar. Türkçe’yi katledenler sanki göze görünmez, ele geçmez cin tâifesi türünden mahlûklar zannedersiniz. Halbuki Türk Dili’nin fazîletlerinden söz etmekte ağzını açmamaya mahkûm edilmesi gerekenler, en başta bunlardır. Çünkü ‘’Dil Cinâyetleri’nin serî kâtilleri’’, bu kuru kalabalıktır.

*

İyi ki İbn-i Bibi,’’Al Avâmir’-ül Alâiye’’ isimli Farsça eseri yazmış da,K aramanoğlu Mehmed Bey’in fermânının varlığı isbatlanıyor. Aksi takdirde rivâyetten öteye geçemeyecekti.

İbn-i Bibi’nin,“Bâdel-yevm ber-dîvan, ber-dergâh, ber-bârigâh, der-Meclis, der-meydan, çün be-zebân-ı Türkî, zebân-ı diğer nedâret.” Diye naklettiği söz konusu ‘’Ferman’’, şöyle tercüme edilmiş:

“Şimden girü hiç kimse ne kapuda ve divanda ve meclis ve seyranda Türkî dilinden gayri dil söylemeye.’’

Keşke Mehmed Bey, ‘’hangi Türkçe’’nin konuşulacağına dâir de bir ferman yayınlasaydı! Acaba böyle bir fermana kulak asan kaç kişi çıkardı aramızdan?

*

Ne Mehmed Bey ve ne de ömürlerini Türk Dili’nin korunmasına harcayan büyük edebiyatçılarımız,Türkçe katliâmının bugünkü fecî noktaya geleceğini tasavvur dahî edemezlerdi.

Ama eğer ‘’Hangi Türkçe?’’ sualine cevap arayan insanlarımız gerçekten varsa,ortada Türkçe yazıp Türkçe konuşmakla ilgili böyle yayınlanmış bir ‘’ferman’’ mevcut…Alın size,Kubbealtı Kültür San’at Vakfı’nın yayınladığı;

Misalli Büyük Türkçe Sözlük!

Rıza Tekin Uğurel

Yorum yapabilirsiniz...