Fikri Gelen Yazar!

0
50

Bâzılarına göre memleket şu anda güllük gülistanlık ya… keyfi kekâ ve bu yüzden de bir tarafı trampet çalanlardan birinin –her nasılsa- ‘’fikri gelmiş’’; sorup soruşturmuş, uzun uzun düşünmüş –bâri fazla düşünüp de akıl sağlığını bozmasa- ve sonra şu kusmuğu köşesine döşemiş:

(…Ermenilerden özür dileme kampanyasına katılanlar listesinde merakla beklediğim bir imza var. Orhan Pamuk’un imzası. İmza atanların sayısı 20 bine ulaştı.Ama onunki yok.Çevremde kiminle konuştuysam herkes aynı merakla soruyor.’’Orhan Pamuk bu kampanyaya niye imza vermedi?’’

(….Kendisi Nobel kazanmış bir Türk yazarı ve daha önce ERMENİLERİN BAŞINA GELENLER KONUSUNDA DÜŞÜNCELERİNİ BÜTÜN DÜNYAYA AÇIKLAMIŞ BİR ROMANCI.

(…ÇÜNKÜ GEÇMİŞTE ERMENİLERİN BAŞINA GELEN ÇOK KÖTÜ ŞEYLERDEN DOLAYI BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYAN BENİM GİBİ BİRÇOK İNSAN, ÖZÜR DİLEME KAMPANYASINI DA ELEŞTİRİYOR. Ben şahsen bu kampanyanın Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmaya zarar vermesinden endişe duyuyorum.)

Görüyor musunuz haspanın tasa çektiği şeyi?

***

Ben konuyu değiştirip, işi şakaya vurdurup bir hikâyeyle sinirlerinizi yatıştırmak istiyorum. Hem hepimiz böyle yapmalı ve kızmamalıyız.

Hikâye, şöyle: eski zamanda Anadolu’nun bir şehrinde, ağzı bozuk bir ihtiyar vardır; nargile tiryâkisi olan bu adam, her zaman oturduğu kahvehânede burnundan kıl aldırmıyor. Etrâfı kasıp kavurmasının, en ağır küfürlerle saldırmasının bir tek sebebi var. Nargilesinden sigarasını yakmaya kalkanın temiz tarafını bırakmamasıyla ün salmış.

Günlerden bir gün o çarşıya kabadayı olduğunu söyleyen ve davranışlarından da külhanîlik kokan delikanlının biri gelmiş; kahvehânede konuştukça, çarşı esnafı küfürbaz ihtiyara bir tuzak kurmayı düşünerek, gence: Biz, demişler senin ne kadar babayiğit bir delikanlı olduğunu gözlerimizle görmeden inanmayız. Ama şu ileride, hasır üzerinde oturan adamın nargilesinden sigaranı yakarsan, işte o zaman kendini isbatlamış olursun.

Genç, tamam deyip yerinden kalkmış ve ihtiyarın yanına varıp oturmuş. Çarşı ahâlisi ise, sinsi sinsi seyretmeye ve delikanlının başına gelecekleri beklemeye başlamış. Ne ki,bir türlü arzuladıkları sonucu alamadıkları gibi,yabancı gençin ikinci ve üçüncü sigaralarını da ağzı bozuk adamın nargilesinden rahatlıkla yaktığını ve bir tepki görmediğini hayretlere düşerek,şaşkına dönmüşler.

Biraz sonra, delikanlı kalkmış ve oradakilere:

‘’–Tamam mı ağalar, oldu mu?’’ Deyip, mânidar tavırlarla uzaklaşmış. Esnaf, hemen ihtiyara gidip, çıkışmışlar:’’Be adam, zulmün bize midir? Biz, nargilene sigarayla yaklaşmaya kalkınca kıyâmetleri koparır ve beşikten mezara kimimiz varsa hepsine söversin. Elin oğlu kaç sigara yaktı, gıkın çıkmadı. Nedir bu?’’

Küfürbaz ihtiyar, nargilesinden birkaç derin nefes çekip, cevap vermiş:

‘’—O yakabilir!’’

—Niye ki?

—Ben ona kimin oğlusun, baban kim? dedim; ‘’hangi babamı soruyorsun?’’dedi. Anasını sordum,’’aşağı mahallede çalışır’’ dedi. Sen ne işle uğraşırsın dediğimde ise,’’amca, ben hamam oğlanıyım’’ cevâbını verdi. Siz söyleyin Allah aşkına, ben onun neresine söveyim? Küfredilecek bir tarafı yok ki! Ama sizler anası babası belli, şahsiyetli, nâmuslu insanlarsınız. Sövüldüğünde sizi çileden çıkaracak mukaddesleriniz var.Ya bu herif?!

Elle tutulacak, adam yerine konacak; ciddiye alınacak bir yanı yok ki küfredeyim!

PAYLAŞ
Önceki İçerikMesnevi Terbiyecisi ve İnsanlık Alemi 4
Sonraki İçerikMehmed Akif'i Anıyoruz

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...