Haydi, Gel!

0
187

Vakit, konuştu:

Takvim yapraklarımın tükenmesi akreple yelkovanın dönmesi ve saat rakkasının gidip gelmesi, senin yaşadığını isbatlamaz.

Perşembe’yi Cuma tâkîb edip duruyor, Salı’yı da Çarşamba.. Söyle bana; sen ben bir defâ gidiyor da tekrar geliyor muyuz?

O hâlde geçip giden zaman değil, günler aylar değildir; biziz.

Mâdem biziz, öyleyse akreple yelkovanı, takvim yapraklarını ve saatin rakkasını durdurmaya çalışmak olmuyor mu yaptığımız?

Buna eskiler “ibn’ül – vakt” diyorlar; “vaktin çocuğu” yâni.

Vaktin değil, insanın geçip gittiğini müdrik ruhlar ise “Ebü’l – vakt” adını alıyor.

Gel, “vaktin babası” olmaya heveslenelim. Çünkü, dünyâ kuruldu kurulalı hiç kimse akreple yelkovanı durduramadı. Bu, bir oyun..

Oyunla ömür tüketecek çağı ne zaman terk edip, çocukluktan kurtulacağız?

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.