Hayret Etme!

0
213

Yüce Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyururlar:

(İkiyüzlü, dünyâ adamı olur; iki dilli ateşe yakışır.)

Yüce velîlerden Ahmed’er Rifâî ise bu konuda şöyle buyuruyor:(Hiçbir ârif kişide iki yüz görmek mümkün değildir. İşte bu hikmetten olarak BİR HAK ARAYICISININ İKİ EFENDİSİ OLMAZ derler.)

Sonra devamla şöyle anlatıyor:

(Mârifet bir tattır. Onu Allah, kullarından dilediğine tattırır. Bu tatma da yine şahsa göre değişir. Bâzı kimseler azıcık tadar, bâzıları da doyuncaya kadar… Bâzıları da yetecek kadar tad alır. Bir kısımları ise, yeter der. Fakat olacak ne ise o olur. Sonuna kadar verilir, isterse aklı gitsin, isterse dağlara düşsün…

Bu yolun hakîkati, şu sözlerin sırrına ermekle olur;

Hakk’ı zikir… sonra, Hakk’ın zikriyle zikir. Sonra şükür; sonra onun şükrüyle şükür.

İşte bu hâle erenin varlığı vardır; fakat o kimse yoktur. Ve ruhla berâberdir, fakat rûhu yoktur. Halk’la berâberdir; fakat halk, onun gözünde mevcut değildir.

İbrâhim Edhem Hazretleri anlatıyor:-Allah ondan râzı olsun-

Bir gün yürüyordum, yolum bir çobana uğradı. Ona, yanında süt veya su gibi içilecek bir şey var mı? Diye sordum. Bana: Hangisini seviyorsun, onu söyle, dedi. Su mu istiyorsun yoksa süt mü? Dedi. Ben, su dedikten sonra elindeki asâsı ile beride duran taşa vurdu fakat taştan ses çıkmadı; âniden su fışkırmaya başladı. Kar gibi soğuktu, bana baldan daha tatlı geldi, içtim; hiç sesimi çıkarmadan durdum. Hayretle çobana bakıyordum.

‘’Hayret etme, bunda şaşılacak bir şey yok; kul, gönülden Allah’a bağlanırsa, her şey onun emrinde olur’’ dedi.)

Yorum yapabilirsiniz...