İbretlik Yazı

0
10

Aşağıya aldığımız yazı, bundan 65 yıl önce ve o dönemin en ciddî ve kaliteli dergilerinden birinde yayınlanmıştır. Dikkatle okuyunca son derece ibretlik fikirler barındırdığı görülecektir. Yazıdaki, sakat ve millî olmaktan uzak bakış açısı, bizlerin bugünkü acınacak durumda oluşumuzun da mîmarı olan dünkü ve günümüzün ‘’sömürge aydınları’’nın hayâlden ibâret  vatan, millet  ve devlet anlayışıyla Türk Milleti’ni nasıl kandırdıklarının da belgesidir.

Bizim aydınlarımız(!) da keşke söz konusu papaz kadar kendi millî ideallerine sâhip olsalardı, hiç bugünkü durumda olur muyduk?

*

(Târihte bâzı kitleler, kafalarına girmiş olan herhangi bir fikir üzerinde ısrar eder ve bu sâbit fikre saplanarak neticenin nereye varacağından bîhaber ısrarda inad ederler; meselâ bâzı Balkanlı ruhânîlerin de artık dostluğa aykırı ve modası geçmiş fikirlerde ısrarları gibi…

Bir misâl verelim:

Arhiepiskopos Athinon Spyridon (Vlahos) 534

Târihî iki başlı Bizans kartalını boynuna zincirle asmış olan yandaki rahip, bugün Yunan Kilisesi’nin Başpiskoposu olan İspiro’dur.

Fethin (İstanbul’un fethinin) beş yüzüncü yıldönümü günü, Yunanistan’da mâtem âyinleri yapan ve Yunanistan dâhilindeki bütün kiliselerin çanlarını mâtem temposu ile çaldıran, bu zattır.

Bu zat, –soyadı ile birlikte Spiridon Vlahos—diye anılır. Bugün aynı zamanda Yunan Kıbrıs Komitesinin de başkanı ve Kıbrıs baş keşişi Makarios’un akıl hocasıdır.

Âilesi aslen Yanyalı olan Yunanistan’ın bu şimdiki ruhânî başkanı Şile’de doğmuş, Fener Lisesi’nde ve Heybeli Ruhban Okulu’nda tahsil görmüş ve İstanbul’da uzun müddet muallimlik ve vaizlik yapmıştır.

Sonraları, geçmiş hizmetlerine mükâfaten eski patrik Yuvakim tarafından büyükelçi rütbesi ve arşimandrit ünvânıyla Kavala’ya gönderilmiş ve orada Bulgar komitacılarıyla uğraşmıştır. Hal tercümesinde aynen böyle yazılıdır.

Bir çok milletlerde ve masonlarda da  sembol  olarak kullanılan iki başlı kartal, Yunan milletinin nazarında Megali İdea’nın târihî ve aslî timsalidir. Binaenaleyh bu gibi siyâsî sembolleri ruhânîlerin boynundan çıkarmak, onların en yüksek dinsel başkanlarına düşen vazifedir.

İşte bu hal, iki millet arasındaki eski mücâdelelerden kalma târihî fenâ bir îtiyaddır ki, sâbit fikirde ısrardan ve bir târih tekerrüründen başka bir şey değildir.)

Yorum yapabilirsiniz...