Sayıklamalar

 R.Tekin UĞUREL
R.Tekin UĞUREL

Tavsiye Edilen Bağlantılar


Âriflerden

Esir, bir kişiye kul olur; muhteris ise, istifâde ümîd ettiği herkesin kuludur.

Kimler çevirimiçi

Şuanda 8 konuk çevrimiçi

Ziyaret Sayacı

Bugün23
Dün93
Bu Hafta343
Bu ay873
Tümü48397
DERTLİ DOLAP

Dolap niçin inilersin
Derdim vardır inilerim
Ben Mevlaya aşık oldum
Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş çalap
Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba layık gördüler
Derdim var inilerim

Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyım ne acıyım
Ben mevlaya duacıyım
Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir usanmaz ozanım
Derdim vardır inilerim

Dülgerler her yanım yondu
Her azam yerine kondu
Bu iniltim Haktan geldi
Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim
Dönüp yükseğe dökerim
Görün ben neler çekerim
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fanide kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim...

 

YUNUS EMRE



YEMEK DESTANI
Yönetici tarafından yazıldı   
Çarşamba, 16 Haziran 2010 12:44

Ömrüm uzun eyle ey Ulu Tanrım

Gece gündüz şükür etmek isterim

Çalışıp didinip nefis yemekler

Dişlerim keserken yemek isterim


Toygayı içmeli hep sıcak sıcak

Kırk keklik kâfidir, fazlayı  bırak

Onlar da yetmezse yumurta kırak

Can boğazdan gelir demek isterim


Kuştüyünden yatak, ipekten döşek

Mersedes isterim, sanma ki eşek

Taşdelen suyunu kafaya dikek

Her gün yüz bir koyun kesmek isterim


Bir güzel isterim ferişte, melek

Boyu fidan olsun, dili de ipek

Aşkın şarabını  beraber içek

Sarılıp her gece yatmak isterim...


Çorbayı versinler hep altın tasta

Ekmek bulamazsak çilekli pasta

Her gün yemez isem olurum hasta

Havyarı okkayla yutmak isterim


Kalender meşrebim istemem fazla

Günlerim dolmalı neşeyle, sazla

Ömrümü geçirip baharla yazla

Ada’da, Moda’da gezmek isterim


Tarhana çorbası kuvvetli gıda

İçmeli her zaman bay ile geda

Onun için neler edilmez feda

Aklımı başıma almak isterim


Baklava dediğin fıstıklı, ballı

Elmalar olmalı yapraklı, dallı

Kadayıf gelirse çifte kaymaklı

Öylece tadına bakmak isterim


Ne hoş olur hoşaf, pilâv, erişte

Üşüşür yeğenler, amca, enişte

Yemekler bitmeden çabuk yetiş  de

Sana da bir tabak koymak isterim


Pehli’yi küldöken yakmadan önce

Külbastı’yı kedi kapmadan önce

Hiç kimse elini atmadan önce

Elbet tıka basa doymak isterim


Haberi var mıdır tokların açtan

Vazgeçmek olamaz asla güllâçtan

On beş kâse yiyip ben de sütlâçtan

Bu zevkle gönülden gülmek isterim

Bülbülün yuvası, sarığı  burma

Üstüne bir tepsi olgunca hurma

Aç iken sakın hiç  hâlimi sorma

Doyunca bıyığım burmak isterim


Bükme’yi sorarsan Safranbolu’da

Etli ekmek dersen Kastamonu’da

Saray’ın helvası, o da Bolu’da

Hepsinin adını anmak isterim


Nerede sandöviç, nerede kete?..

Bankalar soyuyor her gün bir çete

Çoluk çoluk hasret kalınca ete

Ağzımı poyraza açmak isterim


Ne yapayım ABD’nin Buş’unu?..

Geliniz yiyelim hamsi kuşu’nu;

Severim yazısını, yokuşunu

Vatanıma bin can vermek isterim


Domates, patates almalı  derim

Salçayı yemeğe salmalı  derim

Tandırın başında kalmalı  derim

Turnayı gözünden vurmak isterim


Bir yarar beklenmez asla sertlikten

Ne zarar görülmüş bilmem mertlikten?

Perde pilâv’ Türkistan’dan, Kerkük’ten

Gelince kaşığı çalmak isterim


Mantıyı, çılbırı  bulmak mı gerek

Hindiyi, tavuğu ütmek mi gerek

Üstüne bir kahve içmek mi gerek

Karnımı doyurup yatmak isterim


İkide bir ne vuruyon döşüme

Turacın kebabı gider hoşuma

Otuzunu birden kendi başıma

Kızartıp kızartıp tatmak isterim


“Evimi yaptırdım döşedemedim”

Hellim’i yedim de doyabilmedim

Cengiz Topel’i  unutabilmedim

Beşparmak dağından aşmak isterim


Balığa gelince olmalı torik

Üzümler dalında şimdilik koruk

Ağzının tadını biliyor moruk

Ona da helvadan sunmak isterim


Sofrayı bahçeye kurmalı  derim

Yoksulun hatırın sormalı  derim

Düşleri hayıra yormalı  derim

Her aşın tadına bakmak isterim


Bulunca içmeli ekşili paça

Bir kâsesi acep kaçadır, kaça

Söyle dokuz yorgan yeter mi aça

Doyunca gözümü yummak isterim


Kayıkçılar sıkı çeker küreği

“Çatal olur efelerin yüreği”

Unuttum sanmayın sakın böreği

Tepsiyle fırına sürmek isterim


Vezirin parmağı yarasın işe

Lezzet dediğin şey dokunsun dişe

Pekmez, şerbet, ayran hep şişe şişe

Kana kana içip gitmek isterim


“Kaçamak” olursa tatlıdır bazı

Yiyelim bulguru, dolma, piyazı

Aç kalmasın Âşık Veysel’in sazı

Horyatla, bozlakla coşmak isterim


Pestili döküp de dama serelim

Taze sucukları ipe gerelim

Bu zevkin sırrına biz de erelim

Ekşi kazanına dalmak isterim


Kırım kırım kırılmasın hiç Kırım

Yeşilada benim namusum, arım

Çiğ börek yemeğe elbette varım

Kefe’nin uğrunda yanmak isterim


Dilberin dudağı, hanım göbeği

Yemek pişirirken kaçırma yağı

Bulursak yiyelim kuzukulağı

Aşların zevkine varmak isterim
 


Bugün o yemekler hep hayal oldu

Çarşı, pazar, şehir hamburger doldu

Gençlerin yüzleri sararıp soldu

Ağzımın tadıyla ölmek isterim


Aydil Erol der ki nerde kalmışım

Gönlümü sevdaya, derde salmışım

Gaflet uykusuna nasıl dalmışım

Mevlâ’nın yüzünü  görmek isterim

 

-Aydil EROL-

 

Yorum eklemek için lütfen üye olunuz