Sayıklamalar

 R.Tekin UĞUREL
R.Tekin UĞUREL

Tavsiye Edilen Bağlantılar


Âriflerden

KENDİNİ hesâba çek, hesâba çekilmeden önce!

Kimler çevirimiçi

Şuanda 9 konuk çevrimiçi

Ziyaret Sayacı

Bugün69
Dün100
Bu Hafta764
Bu ay478
Tümü48002
DERTLİ DOLAP

Dolap niçin inilersin
Derdim vardır inilerim
Ben Mevlaya aşık oldum
Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş çalap
Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba layık gördüler
Derdim var inilerim

Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyım ne acıyım
Ben mevlaya duacıyım
Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir usanmaz ozanım
Derdim vardır inilerim

Dülgerler her yanım yondu
Her azam yerine kondu
Bu iniltim Haktan geldi
Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim
Dönüp yükseğe dökerim
Görün ben neler çekerim
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fanide kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim...

 

YUNUS EMRE



VEHBİ'NİN KERRÂKESİ
Yönetici tarafından yazıldı   
Pazartesi, 21 Haziran 2010 10:06
(İbiş İbrişim, cehennemin en dibinden bildiriyor)
--‘’ Sayın seyirciler, görev gereği bulunduğumuz olay bölgesinden, ben ve ekip arkadaşlarım sizlere saygılar sunuyoruz. Kameraman Esat ECELİGELMİŞ ve ulaşım elemanımız Niyâzi HODRİMEYDAN’la birlikte, vatansızların ipliğini pazara çıkarmaya bütün gücümüzle devâm ediyoruz.
İşte Türk Şâiri(!) yâhut İstanbul Şâiri(!) diye bizlere yutturulmaya çalışılan adam, aslında Türk bile değil!(Kaynak: İstanbul’un Nazım Plânı isimli kitap)
Evet… Nâzım Hikmet’in ‘’geçmişine’’ dâir en sağlıklı bilgiye ulaştık ve sizlerle paylaşıyoruz: O,resmen bir Alman. Dedesi Ludwig Karl Friedrich Detroit,1827’de Almanya’da doğmuş. Âilede geçimsizlik diz boyuymuş ve bu oğlan çocuğu, Karl Detroit adıyla bir yetimhâneye verilmiş.
Nâzım’ın Dedesi,12 yaşındayken oradan kirişi kırarak, Hamburg Limanı’ndan kalkan bir gemiye atlamış ve gemi onu İstanbul’a getirmiş. Kız Kulesi yakınlarında denize atlayan veledi, kulenin bekçisi boğulmaktan kurtarmış. Daha sonra da Sadrâzam Ali Paşa bu oğlanı himâyesi altına almış. Kendisine böyle bir koruyucu bulan oğlan, adını değiştirerek Mehmet Ali ismini alıvermiş. Peşinden de ver elini Harbiye… Harbiye’den mezun olup, Kırım ve Bosna, Karadağ savaşlarına katılmış. Kendisine paşalık verilir ve işte bu Karl Detroit, Mehmet Ali Paşa ismiyle 1876’daki Berlin Antlaşması’nda Devlet-i Âl-i Osman’ı temsil eden hey’etteki üç kişiden biri oluverir.
Bundan sonra Nâzım’ın Dedesi’nin işleri karışır. Çünkü devlet tarafından Arnavutluk’a gönderilen Karl Detroit –takma adıyla Mehmet Ali Paşa—Müslüman halkı tahrik eder. Hıristiyanların haklarını korumaktan geri durmaz ve Kosova’nın Gjakova kasabasında linç edilir.(Kendisiyle bizzat burada tanıştım, Nâzım’ın sağındaki saçı sakalı birbirine karışmış şahıs, Nâzım’ın öz be öz dedesi Karl Detroit’tir; solunda duran ve çoban kepeneğine bürünmüş vaziyetteki üşüyen sakallı da bir diğer Karl yâni Karl Marks’tır)
Karl Detroit’in –yâhut M.Ali—dört kızı var ve işte bunlardan biri olan ...
Leylâ’nın da Celile adı verilen kızı Nâzım’ın anası! (Nâzım’ın ve anasının gerçek adları bilinmiyor.)
Evet sayın seyirciler… Gelelim şimdi Nâzım’ın hısım akrabâsından bâzı isimlere yâni Karl Detroit –veya M.Ali—nin torunlarına; Sabahattin Ali ve Oktay Rifat,sonra M.Ali Aybar da aynı soydanmış meğerse!
Hani Türkçemizde şöyle bir deyim vardır: (Gülü târife ne hâcet, ne çiçektir biliriz) derler.Hattâ bâzen de (Ben senin geçmişine tüküreyim) derler. Böylelerini Türk çocuklarına ‘’melek gibi’’ veya –üzerinize âfiyet—Türk diye göstermeye çalışan; Türk Milleti’nin parasıyla kitaplar bastıran, onları övüp göklere çıkartanların kulakları uğuldasın!
Bilmem, şimdi anlaşıldı mı Vehbi’nin kerrâkesi?
 

Yorumlar 

 
+1 #1 Leb-Lebî 2010-06-30 03:01 Boşuna dememişler''Aslına Huu nesline Huu''
 

Yorum eklemek için lütfen üye olunuz