Sayıklamalar

 R.Tekin UĞUREL
R.Tekin UĞUREL

Tavsiye Edilen Bağlantılar


Âriflerden

NEFS bir dağ gibidir, üstüne gittikçe küçülür.

Kimler çevirimiçi

Şuanda 7 konuk çevrimiçi

Ziyaret Sayacı

Bugün23
Dün93
Bu Hafta343
Bu ay873
Tümü48397
DERTLİ DOLAP

Dolap niçin inilersin
Derdim vardır inilerim
Ben Mevlaya aşık oldum
Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş çalap
Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba layık gördüler
Derdim var inilerim

Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyım ne acıyım
Ben mevlaya duacıyım
Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir usanmaz ozanım
Derdim vardır inilerim

Dülgerler her yanım yondu
Her azam yerine kondu
Bu iniltim Haktan geldi
Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim
Dönüp yükseğe dökerim
Görün ben neler çekerim
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fanide kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim...

 

YUNUS EMRE



MÎRAC
Yönetici tarafından yazıldı   
Pazartesi, 05 Temmuz 2010 21:32


‘’Gönlüme bir araştırmadır saldın;

 saldın da araya – taraya

 senin derene düştüm işte!’’

                          --Hazret-i Mevlânâ—

                                    *
Nedense, insanoğlunun büyük çoğunluğu, Mîrâc’ın, kendisini ilgilendirmeyen tarafıyla uğraşarak ömür tüketmiştir. Devir devir, en fazla tartışılan ve hakkında sual sorulan konu; Hazret-i Peygamber’in, mîrâcı tenle mi yoksa başka bir türlü mü yaptığıdır. Halbuki bu husus, bizlerin üzerine vazîfe olmayan bir işdir.Zîra ‘’Namaz,müminin mîrâcıdır’’  buyruğu,biz kulların üzerine düşen vazîfeyi kesin bir üslûpla ortaya koymaktadır.Kendi mîrâcımızı gerçekleştirmenin çâresini arayacağımıza,Peygamber Efendimiz’in mîrâcına akıl erdirmeye(!) uğraşmak;insan olmaya çalışanların kârı olabilir mi?
Cümlenin Mîrac Kandili’ni tebrik ederken, gözlerimizi ve gönüllerimizi Ken’an Rifâî Hazretleri’nin sohbetlerine çeviriyoruz:
(…Resûlûllah öyle bir nûr-ı ilâhîdir ki onu anlatmaktan melekler, insanlar ve bütün mevcûdat âcizdir. Muhammed’in yoluna delil, sıdktır. Muhammed’in vuslatına delil aşktır. Muhammed bir nûr-ı hidâyettir. Muhammed’in âhı inâyettir. O,âşıkların muhabbet şarabıdır.
Binaenaleyh O’nun hâlini ve evsâfını anlamak kimsenin, ama kimsenin haddi değildir. Eğer denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa onun şânını, şerefini yazmaktan âciz kalır. Bir daha tekrârını getirsek yine öyle olur. Bu bilindikten sonra Muhammed mîrâcı tenle mi yaptı, yoksa tecellî ile mi? diye sormaya lüzum var mı? Tecellî nedir? Allah’ın bir vahiy kanalı olan o vücûdun bu kayıtlarla alâkası yoktur. O’nun mîrâcı her vakittir. O kendisi de:

 

Balık karnında mîrâcını yapanla benimki arasında fark yok! diyor.
Mîrac demek kendi vücûdundan kopup Allah’la bâkî olmak demektir. Mü’minlerin mîrâcı da namazdır. Allâhu ekber diyoruz, yâni iki elimizi kaldırarak dünyâyı da ahreti de arkaya attık, demek istiyoruz…
…Bir sâlik, kendi fıtrî yâni yaratılışından gelen var olan istîdâdının gerektirdiği mertebeye çıkınca, mîrâcını yapmış demektir. Fakat bir küçük zerrenin kendine mahsus devri ile, büyük bir varlığın devirleri bir değildir. Onun için o küçücük zerreden, büyük cisimlerin devirleri beklenemez. Ancak, her varlığın kendi fıtrî istîdâdını tamamlaması mîrâcı olduğu gibi, tamamlayamaması da mahrûmiyeti demektir.)

 

Yorumlar 

 
+2 #1 Leb-Lebî 2010-07-07 02:43 MİRAÇ niyazımızdır
 

Yorum eklemek için lütfen üye olunuz