İstiklal Marşı

0
53

12 Mart,İstiklâl Marşı’mızın kabûlünün yıldönümüdür.Cumhuriyet târihinin bu en önemli hâdisesinin kahramanlarını –başta Mehmed Âkif Ersoy olmak üzere—rahmet ve minnetle yâd ederken,aşağıdaki satırların yazarı merhum Fevziye Abdullah Tansel’in rûhuna da Fâtiha’lar gönderiyoruz:

(1920’de İstiklâl Marşı’mızın yazılması için müsâbaka açılmıştı. Taradığımız Hâkimiyet-i Millîye Gazetesi’nde, bu müsâbaka dolayısıyla basılan bir i’lâna rastladık. Türk Şâirlerinin Nazar-ı Dikkatine –Maarif Vekâleti’nden başlıklı bu i’lânda, gönderilecek eserlerin 23 Kânûnıevvel 1336(23 Aralık 1920)’da, Maârif Vekâleti’nce, edebî bir hey’et tarafından seçileceği,500 lira mükâfat verileceği, bestesi için de müsâbaka açılarak, kazanana 500 lira verileceği bildirilmekte idi. Kâzım Nâmî Duru’nun verdiği bilgiye göre, ‘’İstiklâl Marşı güfteleri gelmişti. Hamdullah Subhi Bey bunları aldı; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne götürdü. Bu güfteler içinde en çok beğendiğimiz, rahmetli şâir Mehmed Âkif’in idi. Hamdullah Bey, kürsüye çıkınca, ilkönce bu şiiri okudu. O okurken, bütün meclis heyecâna kapıldı. Okuma bittikten sonra meclis, öteki güftelerin okunmamasını istedi; İstiklâl Marşı olarak Âkif’in şiirini heyecanlı alkışlar içinde kabûl etti. Orduca kararlaşan 500 lirayı şâire verdiler; o da bu parayı fakirlere dağıttı. Güfte kabûl edildikten sonra, bestesi müsâbakaya kondu; buna da birçok besteci beste yaptı. Bunlar içinde Sâmih Rif’at’in ağabeyi Ali Rif’at, bizimle birlikte çalışan Kırkağaçlı Yektâ, İstanbul’un Muzıka-i Hümâyûn Şefi, keman üstâdı Zeki Beyler’in besteleri vardı. Büyük Millet Meclisi’nin işleri çok idi; bestenin seçimi ile uğraşacak vakti yoktu. Ankara’da Yektâ’nın, İstanbul’da Ali Rif’at Bey’inki çağrılıp duruyordu.’’(123c)

Önce Sebîlü’r-reşad’da basılan İstiklâl Marşı, daha sonra Hâkimiyet-i Millîye, Yarın gazetelerinde, ayrıca müstakil olarak da yayımlanmıştır.

1 Mart 1337 (1921’de,Büyük Millet Meclisi kürsüsünde Maârif Vekîli Hamdullah Subhi tarafından okunan bu marşın,12 Mart 1921 târihindeki içtimâda, millî marş olarak kabûl merâsimi yapılmıştır.

İstiklâl Marşı,1930’a kadar, muhtelif kimselerin besteleriyle söylenmişti. ‘’İstanbul tarafında birçok mekteplerde, öğretmenlik eden Zâtî Arca’nın, Kadıköy tarafında ise Ali Rif’at Çagatay’ın bestesi söylenmekte idi. Bu durum birkaç yıl böylece devâm etmiş ve 1924’de Ankara’da Maârif Vekâleti’nde toplanan bir kurul, Ali Rif’at Çagatay’ın marş’ını resmî marş olarak kabûl ederek, ilgili kurullar ile bütün okullara bildirmiştir. Bu marş,1924’den 1930 yıllarına kadar söylenip çalındıktan sonra,1930 sıralarında yeni bir emirle, Riyâset-i Cumhur Orkestrası Şefi Zeki Üngör’ün bestesi Millî Marş olarak kabûl edilmiştir.)(124a)

(*)Fevziye Abdullah TANSEL, Mehmed Âkif Ersoy, İrfan Yayınevi-İstanbul/1973

(123c) Cumhuriyet Devri Hâtıralarım,İst.,1958, s.16.

(124a) Edhem Üngör, Türk Marşları, Ankara 1968, s.71 v.d.

PAYLAŞ
Önceki İçerikAzîze Anne 1
Sonraki İçerikİstiklal Marşı'nın Manası

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...