Kafes

0
49

Nâdîde ile Fazlı küçüktüler. İkisine de eş, küçücük birer oyuncak kafes aldım. Bu pembe ve çok şirin ka­fesin, tüneğinde sallanan bir de renkli papağan vardı.

Mürşîdimin bize teşrîfleri vâki olduğu bir gün ba­na:

—‘’Biz, canlı bile olmasa, hiç bir mahlûku haps et­mek istemeyiz. Kafesten papağanı çıkar ve çocukla­rın ellerine öyle ver!”buyurdular.

Kafes kapısızdı. Elime bir yün tığı alarak, tüneği ile berâber her iki kafesin kuşunu da çekip, örseleme­den çıkardım.

Ya biz insanlar, beden kafesimizin içinde mah­bûs tuttuğumuz rûhumuz kuşunu neden âzâd etmi­yoruz? Bu ilâhî emânet, bir oyuncak kuştan da mı değersizdir ki, kinlerimizi yalan, riyâ, fesat fitne ka­fesinden, iyilikler, sevgiler ve güzellikler dünyâsına uğurlamayı düşünmüyoruz?

Hele, bir Hak elçisi kerem edip de: “Çıkar onu!” dediği halde, duymazlıktan gelmemiz ne azîm hatâ, ne affa sığmaz günâh!

PAYLAŞ
Önceki İçerikSuzinak İlahi – Ben Geceyim
Sonraki İçerikHacı Bayram Veli

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...