Kendime Mektuplar 13

0
197

Haydi, sevdiğini söyle!

Bana, beni sevdiğini… Ona, öbürüne herkese, herkesi sevdiğini söyle! Çünkü sevdiğini iyi biliyorum. O hâlde söyle şunu!

Sevdiğini söylemenin tehiri olmaz, olmamalı. Vakit çok az… Vakit, bir nokta kadar küçük ve kısa… O hâlde söyle şunu!

Beni, herkesi ve her şeyi sevdiğini; sevme arzusuyla dolu olduğunu çok iyi biliyorum; n’olur, bunu açıkla, sevdiğini ilân et! Zîrâ bu, son şansın olabilir, kazâya bırakılacak bir ibâdet değil bu! Nefes boruna giren hava, dışarı çıkmayabilir ve sen îmansız giden bir münkir gibi; sevgini açığa vurmadan ölebilirsin.

Haydi, âlimi câhili, zengini fakiri, erkeği dişiyi, zenciyi Türk’ü sevdiğini haykır. Çünkü onları sevdiğini, sevmen gerektiğini biliyorum. O hâlde söyle! Îsevî’yi Mûsevî’yi, putperesti Mecûsîyi… Hepsini, hepsini sevdiğini söyle!

Ne olacaksa şu vaktin içinde olacak. Vaktin hükmüne râzı ol, söyle şunu!

Kıyâmet şimdi kopabilir; Nuh Tûfânı bilmem kaçıncı defâ ortalığı yeniden karıştırabilir ve sen: ‘’Ah!..’’ diyebilirsin; ‘’keşke…’’nin budala mânâsızlığında çırpınabilirsin.En iyisi söyle,sevgini ortaya dök,kurtul!

İslâm’ın mü’mini olmak istiyorsan acele et! Yoksa aşkın münkiri olacaksın; haydi n’olur… Sevdiğini biliyorum, söyle şunu!

Ey nefsim, sevdiğini söyle!

Tekin UĞUREL

Yorum yapabilirsiniz...