Kendine Gel!

0
184

Dağ eteğinde yılda kırk gün yumurtlayan bir kuş vardı.

Yeri Şam sınırındaydı; yumurtalarına da hiç mukayyet olmazdı.

Kırk gün içinde bir hayli yumurta yumurtlar, sonra halkın gözünden kaybolup giderdi.

Yoldan bir yabancı kuş gelir, o yumurtaların üstüne oturur, yavrular çıkıncaya dek onları kanatlarının altında korurdu.

O dadı, onları öylesine korurdu ki hiç kimse yavrularını öyle koruyamaz.

Bir bölük yavru, yumurtadan çıkıp da uçma çağına geldi mi, birden yüz yüze gelirler; anaları da derhâl uçup yüce bir dağ tepesine konar; tuhaf bir sesle uzaktan onlara seslenirdi. Yavrular, analarını tanırlar; onun sesini duydular mı, yabancı kuştan ayrılırlar; analarına doğru uçarlar, o kuşu bırakıp giderlerdi.

*

Aldanmış, kendini beğenmiş İblis, iki üç günceğiz seni kanadının altına aldıysa mâzursun. İlâhî hitap geldi mi çâresiz, İblis’ten ayrılıp Allah’a gideceksin.

Öyle hareket et, öyle bir hâlde bulun ki ecel gelip çattı mı bedenin kala kalsın; canın, kendinden geçmiş bir halde Allah’a ulaşsın.

Ölmeden önce ölürsen, asıl ve ebedî hayat için azık elde etmiş olursun.

Canın, ovada bir kandildir. Onun Seddi de kandil konan yere benzeyen bedenindir.

Bu kandillik ortadan kalktı mı, o ova, parlak güneşin nûruyla ebedî bir aydınlığa kavuşur.

Gönlünde sayıya sığmaz şaşılacak şeyler vardır. Bir bilsen ne çok işin var senin, ne çok işin var.

Her an yeniden yeniye, dine doğru gel. Varlığından öl, kendine geledur.

Çünkü sen kendinde olmadıkça, varlığınla kayıtlı bulundukça bütün bir âlemi kötülüğünle doldurursun.

Fakat kendine geldikçe sır yolunda terk ettiğin her kötülüğe karşılık bir dünyâ dolusu iyilik bulursun.

O sana ne verirse sevin, gönlün neşelensin. Fakat vermeyince de hoşlan, hür ol, aldırış etme.

Oradan ne gelirse geri vermezsin onu; ama sana kötü bir şey verirse de tınma, sesini çıkarma.

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.