Kurban-Yakınlık(*)

0
143

Kurban “yakınlık” manasındaki “kurb” kökünden gelmektedir. Kurbanın asıl amacı Allah yakınlığını kazanma düşüncesidir.
Dini terim olarak kurban, Allah’a yakınlık sağlamak niyetiyle belli özeliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi demektir. Kurban kesmenin biri ruhi-manevi diğeri sosyal ve insani olmak üzere iki yönlü hikmeti vardır. Kurban, çok eskilere dayanan bir geleneğe sahiptir. Bununla Allah yolunda değerli bir mal feda edilmektedir. Bundan beklenen insanların özveri, cömertlik ve Allah’a yakınlaşma alışkanlığı kazanmasıdır.
Kurban ibadetinde söz konusu olan sadece onun kanı ve eti değildir. Kurban kesmenin, kurban eti dağıtmanın elbette maddi ve sosyal pek çok faydaları vardır. Ama unutmamalı ki bu faydalar, pek ala kurbandan başka türlü yollarla da sağlanabilir. Kur’an’da: “Allah’a ulaşan kurbanların etleri ve kanları değil, O’na olan saygınız/takvanızdır” buyurulur (Hacc 22/37). Demek ki önemli olan sadece hayvanı kesmek, et dağıtmak veya dini bir geleneği yerine getirmek değildir. Bütün bunlarla birlikte ama daha önemlisi, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır.

İÇ ANLAM

Asıl olan koçun değil nefsin kurban edilmesidir. Kestiğimiz kurbanlık hayvan nefsin simgesidir. Nefis demek içimizdeki olumsuzluk ve kötülüklerin kaynağı demektir. Nefsi kurban etmekle kasdedilen, onun olumsuz etkisini kırmak ve onun mahkumu değil hakimi olmak demektir. Kendini beğenmişliği yok etmek, alçak gönüllü olmaktır. Pintiliği terk edip cömert olabilmektir.
Kurban keserken getirilen tekbirle, namazdaki başlama tekbiri arasında güzel bir bağ kurulur: “Allahü ekber” deyince dünya ve ahireti geriye attım ve Hakk’a yöneldim duygusu içinde olmak gerekir. Kurban keserken getirilen tekbirle de, nefsi kurban ettiğimizi düşünmeliyiz.
Tasavvuf şiirinde “kurban” sembolü vaz geçilmez bir motiftir. Yunus Emre’ye göre Hak aşığı, canını Allah’a kurban eden kişidir: “Yunus miskin kalmaz cana verir canını kurbana/ Gelsen sığınsan Sübhan’a doğru yola gitsen gönül.”
Yunus’a göre bu yolda kurban olanlar ölü değildir, onlar ilahi aşk gölünde yüzüp durmaktadırlar: “Ey Tanrı’yı bir bilenler can Hakk’a kurban kılanlar/ Ölü değildir bu canlar aşk gölünde yüze durur ”
Bizim kültürümüzde aşkı, teslimiyet ve sevgiyi ifade eden kelimelerden biri de “kurban”dır. Bir sevdalı şöyle seslenir: “Kurban olam kalem tutan ellere/ Katip arzuhalimi yare böyle yaz”

ZAHMET-RAHMET

Maddi manada kurban kesmek büyük şehirlerimizde her geçen sene gittikçe zorlaşan bir iş haline gelmektedir. Ancak kurban bizim inancımızın, kültürümüzün bir parçasıdır. Devam ettirilmesinde fayda vardır. Ayrıca iç anlamını göz önünde bulundurursak kurban kesmek, zahmeti yanında mutluluk verir. Böylece kurban ibadeti bir hayvanı kesme, parçalama ve etini dağıtmanın ötesine geçer. Gerçek hikmeti ve mahiyeti olan manevi boyutu ortaya çıkar.
Şimdiden kurban bayramınız mübarek olsun.

—————

(*)Mehmet DEMİRCİ-Yeni Asır Gazetesi,14.10.2013

PAYLAŞ
Önceki İçerikSefer 21
Sonraki İçerikİsim

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...