Mehmed Akif Ve Kuran

0
49

Mehmed Âkif’in aşk ve ilham perisi O’na Kur’an’dan gelmiştir. Safahat’ındaki buhranlı feryatlar Shakespeare’i düşündürücüdür. Uçurumlarda uçuş ve göz yaşları Victor Hugo’nun uçurumlarda yuvarlanan aşkı ebedî vuslata, göz yaşları lezzete dönmüştür. Bu ulvî neşvenin sırrını söyledik: Şâirin rûhundaki feryatlara Kur’an karışmıştır; bir hastayı Kur’an tedâvi etmiş, kurtarmıştır. Edgar Poe diyor ki: Şiir ebedîliğe açılmış bir penceredir. Âkif’in şiirine bu ilâhî temâşanın penceresi Kur’an’la açılmıştır. İlham fırtınası ona ne kadar şiddetle gelirse gelsin, Kur’an onun kalbini zehirli oklarla delinmekten, Lamartine’in tâbiriyle, ‘’fânî bir kalbi harap olmaktan’’ korumuş, onu îmanlı insanlığın kalbi hâline getirmiştir. Mehmed Âkif’in sanatı ne şeklin, ne rengin, ne de plastik duyuşların sanatıdır. Bu sanat, billur ışıklarla dolu bir dünyâdan sonsuzluğa yükselen lâhutî bir ses gibidir.

Büyük adamlar, kendi benliklerinin dışında hayata başlıyorlar. Dışarıdan harekete başlıyor ve dışlarındaki bir yolculuğun sonunda kendi iç dünyâlarına ulaşıyorlar. Lâkin dış âlemden benliklerine doğru onları seferber kılan bu yolculuk, kendi içlerinde nihâyete ermiyor. Kendilerini bulduktan, âdetâ kendi içlerindeki bir mâden ocağını iyice açtıktan, kabil olduğu kadar derinine kazdıktan sonra, kendi açtıkları bu yoldan sonsuzluğa ulaşıyorlar. Nisbeten kısa süren dış âlem sondajlarından sonra onların bütün ömürleri, iç dünyâlarındaki bu mâden ocağını kazmakla geçiyor. Bunda her derinine kazma, bir sonsuzluk manzarası yaratıyor. Bir ilâhî deneme ile nihâyetleniyor. Bu,dehânın mükâfatıdır.Her dâhî,Allah’a kavuşma sevincini,gerçek din adamları olan mistik ve mutasavvıflar kadar samîmi yaşıyor.Sanatta olduğu kadar felsefede,müzikte olduğu kadar heykelde ilâhî sevinç kapısı dâhiye açıktır.

Mehmed Âkif’in sanatını gözden geçirirsek, onda da dış âlemden kendi rûhuna, oradan da Allah’tan başka bir şey olmayan sonsuzluğa götüren yolculuğun izlerini görüyoruz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikTepegöz
Sonraki İçerikPendname 8

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...