Mehmed Akif'den Çizgiler

0
47
Âkif,’’Annem çok âbid,zâhid bir hanımdı.Babam da öyle.Her ikisinin de dînî salâbetleri vardı.İbâdetin vecdini,yakînî heyecânını tatmışlardı.Pederim,Nakşî şeyhlerinden Hacı Feyzullah Efendi’nin müridlerinden idi.Annemin tarîkate intisâbı yok.Babam bana tasavvuf telkîninde bulunmamıştır’’ diyor.(13)

Bir tarîkat mensûbu olmamakla berâber Âkif’in mütevâzî, mahviyet sâhibi, şöhretten kaçan bir kişiliğe sâhip olduğu görülür. O,aynı zamanda hassas ve mûsıkî sever bir ruh yapısına mâliktir. Bu hâliyle tasavvufun hedeflediği ahlâk ve mâneviyat zenginliğini kendisinde taşımaktadır.

‘’Sâdeliği severdi, merdümgirîz idi. Vahdetten hoşlanırdı. Teşrîfat, merâsim iğrendiği şeylerdi. Riyâkârlık, yalancılık, hilekârlık, kanatsızlık, karaktersizlik O’nun en büyük düşmanları idi.’’(14) İçine kapanabilecek bir yaratılışta olmasına rağmen, çevresine duyduğu merhamet onda o kadar derin izler açmıştır ki, bütün ömrünce onu, kendisini bir yana atıp başkalarının ıztırâbına eğilmeye yöneltmiştir.(15) Bu durum, şiirlerinde böyle olduğu gibi, hayâtında da aynı şekildedir. Yine Hasan Basri anlatır:

‘’Müthiş bir kış günündeyiz. Âkif’i kır bir ceketle görüyoruz. Üşüyor. Hissettirmemeye çalışıyor. Tahkîk ettim, paltosunu evinin kapısına gelen çıplak bir fakîre giydirmiş.’’(16)

Uhrevîliğe mütemâyil ve hassas rûhunun küçük bir tezâhürünü de Karacaahmet mezarlıkları arasında dolaşmaktan büyük huzur ve zevk duymasında, mezarlık servilerini çok sevmesinde görüyoruz.(17)Kudretli bir şâir olmasına rağmen, onun da ifâdeden âciz kaldığı duyguları vardır. Şu mısrâları hasâsiyetinin bir göstergesidir:

Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım.(18)
————

(*) Prof.Dr. Mehmet DEMİRCİ, Yahya Kemâl ve Mehmet Âkif’te Tasavvuf, Akademi Kitabevi,1993,s.75.

(13) Eşref Edip, Mehmed Âkif(Nevzad Ayas’a âit yazı), s.558–559,İst.1938.

(14) Hasan Basri Çantay,age.,28.

(15) Kenan Akyüz, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi,540,Ank.1970.

(16) Hasan Basri Çantay,age,s.33.

(17) Eşref Edip, age, s.324.

(18) Mehmed Âkif, Safahat, Ö.Rızâ Doğrul neşri, s.3,İst.1955 ve 1974.

PAYLAŞ
Önceki İçerikİsmini Siz Koyun
Sonraki İçerikAcemi Aşık

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...