O Dedi Bu Dedi 2

0
204
Kubbealtı Lugatı

O, dedi:

“Bir mecnûn var içimde, ona zincir istiyorum.”

Bu, dedi:

“Ah.. ne mümkün Sultânım, ne mümkün.. Senden ibâret bir mecnûnu zaptedecek zincir, ne gezer? Eğer zincire gelecek cinsten bir mecnûn olsaydı sendeki; nefes aldığın her yeri, nazar ettiğin her fâniyi aşkının ateşiyle yakıp, kül etmezdin.”

O, dedi:

“Bir mîras var içimde, ona vâris istiyorum.”

Bu, dedi:

“İşte buna kahroluyorum. Verâset için, elimde bir îlâm, bir belge yok. Kim bana o mîrastan pay verir? Yakınlık derecemi soranlara, ne diyeceğim? Bilsem ki adımı bir yerlere kaydettin; böylece sevildiğimi isbâtlayıp, “İşte yakınlık derecem!” diye, sevinçten öleceğim. Ne çâre ki böyle bomboş, ortalara çıkılmaz.. Gülerler, eğlenirler.”

O, dedi:

“Bilmiyorum ne var içimde? Sel gelir sel alır, yel gelir yel alır, el gelir el alır. Sağarlar açarlar, çalarlar kaçarlar. Gene de dolar, gene de taşar.”

Bu, dedi:

“Eğer böyleyse.. eğer, kim gelirse gelsin alıp, sağıp, kaçıp gidebiliyorsa.. ve buna rağmen dolup dolup taşıyorsa; içimdeki dediğin, sâdece sensin. bu târif, sâdece sana uyuyor. Sen, sana dolmuşsun; bir ömür, yad-yaban demeden âlem halkına taşmışsın.”

O, dedi:

“Bir defîne var içimde, ona yağma istiyorum.”

Bu, dedi:

“Ne olur, benim gibi bir eşkiyâyı bu şereften mahrum bırakma Sultânım. Hele bir bak; senin teb’an içinde, sana kulluk liyâkati taşımayan, fakat buna rağmen senin sözlerini diline dolayan bir başka cür’etkâr mevcut mu? Senin hırsızın, senin yağmacın olduğuma daha nasıl ve hangi delîli göstereyim?

Ne olur bu oyunu bozma ve benim yağmacılığımı bilmezden gelip; hoş görmeye devâm et. Ki, böyle yakarışlarım, niyazlarım hep sürsün. Son nefesimde bile sendeki defîneyi yağmalayan bir sergerde olduğumu sayıklayıp durayım.

Ancak.. tek hırsızın yegâne yağmacının benden ibâret olmadığını da biliyorum. Çünkü bütün fukâra ve eşkıyâ; zenginlerin kapısında ve en zengin kervanların yolunda beklerler.

Sen dünyâlara bedel bir defîne olduğuna göre; ayaklarına dolanan bunca fakîr, bunca hırsız ve yağmacıya şaşılır mı hiç?

Yorum yapabilirsiniz...