O Dedi Bu Dedi

0
236

O, dedi:

“Bir sel var içimde, ona yatak istiyorum.”

Bu, dedi:

“O selin yatağı, kaynağı.. yuvası-güzergâhı -belli ki- sensin. murâdın, niyâzın cevapsız kalmamış. Neden dersen; bunca sevenin, sendeki sel tarafından baskına uğramış, hepsini sana döndürmüş; senden sana doğru akıp gitmede âlem.”

O, dedi:

“Bir Anka var içimde, ona kanad istiyorum.”

Bu, dedi:

“İçindeki Anka’ya öyle bir kanad takmış ki takan; artık, seni de Kafdağı’nın tepelerine uçuran o kanadlarla, bana her an bir solukta uçup erişecek mesâfedesin. Seninle aramda, bir kanad çırpışı uzaklık var. ve buna uzaklık demek de abes. Yüreğimin çırpınışları öyle yakın, öyle yakın ki bana; kıpırdasan ürperiyorum. Yüreğimi biri görse, “kanaddan nasıl yürek olmuş?” diye, donup kalırdı.

O, dedi:

“Bir mahşer var içimde, ona mîzan istiyorum.”

Bu, dedi:

“Mâdem insan sevdiği ile haşrolacaktır; n’olur, kanadlarını unutma ki, “yüreksiz adam” olarak mîzâna vurulup, tartıda eksik gelmek istemem; bundan utanır, korkarım.”

O, dedi:

“Bir dünyâ var içimde, ona nizâm istiyorum.”

Bu, dedi:

“Benim, dünyâm da ukbâm da sensin. O hâlde, içindeki dünyânın nizâmı da doğrudan beni ilgilendirir. O dünyânın nizâmında bir zavallı noktacık olarak yerim ve kapladığım hacim, olamaz mı?”

O, dedi:

“Bir kavga var içimde, ona karar istiyorum.”

Bu, dedi:

“Ne olurdu; senin kavgan bende karâr etseydi. Eğer etseydi, o zaman, bütün kavgaları bastırabilir, bütün kavgacıları barıştırabilirdim. Sendeki kavganın bir tek zerresini, ben, kendim için karâr ve barış sayabilirim.”

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.