O Dedi Bu Dedi

0
259

O, dedi:

“Bir sel var içimde, ona yatak istiyorum.”

Bu, dedi:

“O selin yatağı, kaynağı.. yuvası-güzergâhı -belli ki- sensin. murâdın, niyâzın cevapsız kalmamış. Neden dersen; bunca sevenin, sendeki sel tarafından baskına uğramış, hepsini sana döndürmüş; senden sana doğru akıp gitmede âlem.”

O, dedi:

“Bir Anka var içimde, ona kanad istiyorum.”

Bu, dedi:

“İçindeki Anka’ya öyle bir kanad takmış ki takan; artık, seni de Kafdağı’nın tepelerine uçuran o kanadlarla, bana her an bir solukta uçup erişecek mesâfedesin. Seninle aramda, bir kanad çırpışı uzaklık var. ve buna uzaklık demek de abes. Yüreğimin çırpınışları öyle yakın, öyle yakın ki bana; kıpırdasan ürperiyorum. Yüreğimi biri görse, “kanaddan nasıl yürek olmuş?” diye, donup kalırdı.

O, dedi:

“Bir mahşer var içimde, ona mîzan istiyorum.”

Bu, dedi:

“Mâdem insan sevdiği ile haşrolacaktır; n’olur, kanadlarını unutma ki, “yüreksiz adam” olarak mîzâna vurulup, tartıda eksik gelmek istemem; bundan utanır, korkarım.”

O, dedi:

“Bir dünyâ var içimde, ona nizâm istiyorum.”

Bu, dedi:

“Benim, dünyâm da ukbâm da sensin. O hâlde, içindeki dünyânın nizâmı da doğrudan beni ilgilendirir. O dünyânın nizâmında bir zavallı noktacık olarak yerim ve kapladığım hacim, olamaz mı?”

O, dedi:

“Bir kavga var içimde, ona karar istiyorum.”

Bu, dedi:

“Ne olurdu; senin kavgan bende karâr etseydi. Eğer etseydi, o zaman, bütün kavgaları bastırabilir, bütün kavgacıları barıştırabilirdim. Sendeki kavganın bir tek zerresini, ben, kendim için karâr ve barış sayabilirim.”

Yorum yapabilirsiniz...