Papazın Cevabı

0
222

Demek ki bizim mahalle daha önceden ‘’gâvır mehellesi’’ imiş. Bunca Rum komşumuz ve birbirine yakın iki kilisenin varlığı, bunu gösteriyor. Şaka bir tarafa, anlaşılan o ki; işgal altındaki Kütahya’nın bu bölgesinde Hıristiyan Rumların sayısı oldukça fazlaymış.

‘’Gâvur’’ sözünü –ben bu sözden hiç hoşlanmam- Kütahyalı olarak çok yerde kullanırdık, hâlâ da kullanıldığını zannediyorum. Meselâ bir konuda inat gösterenler için:’’Gâvur gibi inatçı…’’ dediğimiz gibi,’’gâvur inadı’’ deyimini de kullanırız. Ayrıca; kasıtlı olarak davrandığına inandığımız kimseler için de:

‘’—Aman sende… Gâvurluğundan ediyô!’’ deriz.

Meselâ, acele bir işi olup da ayakkabısıyla eve girene karşı, hitap şekli bellidir:

‘’—Len! Ayakkaplânğı çıkarsanğ ya… Gâvır evi mi burase?’’

‘’Burası’’ derken, kelimenin sonundaki (ı) harfi de tam (ı) değil;(E) ile (ı) arası bir sesle söylenecektir. Ve bu kural(!) yalnızca ‘’burası’’ kelimesi için değil, bütün (ı) ile biten sözler için de aynen geçerlidir.

Başka bir örnek verelim;

Evin sokak kapısı bir müddet fazla açık kalan ve girip çıkanı pek belli –yâni tanıdık- olmayan evler, ayıplanır:

‘’—Gapı, geci gündüz ardını gadâ açık…gâvır evi gibi!’’

Denir ve bunu derken,’’gibi’’nin sonundaki (i) sesi de (e) ile karışık çıkarılır.

*

Rahmetli Babam, yeri geldikçe –ki yeri çok sık gelirdi- keyifli keyifli nükte ve hikâyeler söyleyerek konuşan biriydi. İşte bunlardan biri de, mahallemizdeki Rumlarla ilgili olanıydı;

Kilisede bir Rum, papaza soruyor:

‘’—Derder efendi, derder efendi! Dacikler heç cennete girmeyecikler?’’

Papaz, kendinden emin ve bilgiç bir edâyla cevap veriyor:

‘’—Girmeyecikler,onnar boğozlardan bagacikler!’’

Suali soran Rum, cevaptan memnun, istavroz çıkarıp, gidiyor.

Mesele şu; ’’Türkler, cennete hiç mi girmeyecekler?’’, sual… ’’Evet, girmeyecekler. Onlar, cennetin korkuluklarından bizi seyredecekler’’ cümlesi de cevaptır.

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.