Ramazan Medeniyeti

0
246

Şunu unutmamalı ki İslâmiyeti, Müslüman olan Türkler bediî bir şekle sokmuşlar ve Ramazan ayında mahya, temizlik, râbıtalılık, ahlâk tasfiyesi, günah ve zararlı şeylerden çekinme, yerinde eğlenebilme, dinlenebilme, cömertlik ve herkesi düşünmek terbiyesini bir araya getirerek, bir Ramazan medeniyeti vücûda getirmiş ve bunu İstanbul’da teksîf etmişiz.

(…..)Ramazan,her sınıf halkın benimsediği bir mevzû olmuş ve herkeste çocukluğundan beri gelen devamlı ve azalmayan intibâlarla,daha Ramazan biterken,gelecek sene Ramazanına on bir ay kaldı,diye bir sevinçle,gelecek seneninkine mahsus tasarılarıyle hoş bir sene daha geçirmişler ve ömürlerini geçirecekleri hoş Ramazanlara bağlanmışlardır.

Ölmek isteyenler bile, ‘’Şu Ramazanı da göreyim de öyle…’’ diyerek hayâtında bir defâ daha idrâk etmekle noksansız âirete göçmeyi düşünmüşlerdir.

Ramazan bâzen 29, bâzen 30 gün sürer. 29 gün Ramazanlarında, ‘’bizim bir günümüzü çaldılar’’ diye alâkalarıyla serzenişlerde bulunurlar. 30 gün oruç tutanlar Bayramın birinci günü oruç tutmadığından bir şey yemeğe utanır ve bir nevî gündüz yemenin acemiliği ve mahcupluğu içindedir. Âdeta giden Ramazandan sıkılır. Ramazan gidiyor, acabâ bir daha seneye çıkacak mıyım diye ağlayanları bilirim ben.

Hele o Ramazanı karşılayanlar, üç ayları yâni Ramazanla birlikte ona takaddüm eden Receb ve Şâban aylarını da tutanlar… Ramazandan sonra Savm-ı Dâvûd’a (bir gün açıp bir gün oruç tutmaya) meraklı olanlar da hep Ramazanın çocukluklarından beri hâfızalarında yer eden tesirlerinin saâdeti içindedirler. Âdetâ Ramazan yalnız bir oruç ayı değildir.

Sanki Peygamberimiz şehirlerimize gelir, hepimizin saâdet ve fakirhânelerimize rûhen misâfir olur. Asıl bayram, Ramazan bittikten sonra değil, bizzat Ramazanda olur. Öyle ki bu bayram, senede bir ay gelir ama onun gelmesi tam on bir bayram sevinci içinde geçer. Her hakîkî müslümanın gönlünde Allah korkusu kadar Ramazan sevgisi de yer etmiştir. Bayram değil Ramazan düğün ayıdır. O düğüne herkes müştaktır. Ramazana çok şükür on ay kaldı, diye bir daha yaklaşmanın sevinciyle gözleri yaşaranları bilirim.

Ramazan, Müslüman Türklerin en mübârek ayı olmuştur. Onu beklemek bir saâdettir. İçinde olmak, her gün azalıyor diye üzüntülü bir saâdetle baş başa kalmaktır.

Kadir günü, Müslümanların çok müteessir bir günüdür. Allah kabûl etsin diye bütün duâlar o gün sona erer. Yâni Ramazan bi’l-kuvve Kadir’de sona erer. Sonunda bi’l-fiil biter. Câmilerde ‘’elvedâ’’ avâzelerinden ağlamadık can kalmaz. Artık o ismi var cismi yok bir Ramazan ömürler oldukça gelecek, tıpkı bir kuyruklu yıldız gibi seyredecektir. Fakat kuyruğunu götürmez, bırakır. Ondan Türkler bir Ramazan medeniyeti kurmuşlardır. O medeniyet, görüyoruz ki ruhlarda berdevamdır. Halkta yer eden bu ince duyguyu şu bayram gününde tes’îd etmemek mümkün mü?

Nice nice Ramazanlara…

—————————–

(*)Prof.Dr. Süheyl ÜNVER, Bir Ramazan Binbir İstanbul /1957 Ramazanında Vatan Gazetesi’ndeki yazılarından.

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.