Saadetname 23

0
204

Gördüğüm ve ayrıca okuyup öğrendiğime göre; nice haşmetli, azametli şahlar toprağa girip orada uyudular ve sanki dünyâya hiç gelmemiş gibi oldular.

Onlar ölüp toprağa gireli çok olmadı; bununla berâber onları yeryüzüne hiç gelmemiş sanırsın.

Ne ordulara kumanda eden sultânı yerinde bulursun ve ne de emîrlerden,melîklerden bir ses duyarsın.

Dünyâ, sarılı kırmızılı bir satranç tahtası gibi olduğu için, hiç kimseye vefâ göstermemiştir.

Bu renkli hânelere biri gelir, biri gider. Biri yerleşir, biri göçer ve ölüm, birdenbire boğazına sarılır.

Öyle ise, servete sâmâna bu kadar aldanmak niye? Ölüm esnâsında servet sâhibi bir kimseden daha çok acınacak biri olamaz.

İskender, Cemşid ve Fağfur nerede? O iddiâlı ve mağrur şahlar şimdi ne oldular?

Hepsi yere girdi. Esâsen topraktan yaratılmışlardı ve yine toprağa döndüler. Bu fânî dünyâ sarayından ümitlerini kestiler. Allah’dan gayrı ölümsüz olan bir şey yoktur.

Yorum yapabilirsiniz...