Sevgili Samiha Anne

0
46

(…Aradan yıllar geçti. Aydınlar Ocağı’nın Tarabya Oteli’nde tertiplediği bir toplantıda karşılaştık. Benden biraz uzakta, etrâfındakilerin sevgi hâlesi ile çevrilmişti. Bu arı-duru, içten sevgiyi karşıdan hissedebiliyordunuz. O’na doğru bir câzibeye kapılıp, yanına yaklaştım. Aradan seneler hiç geçmemiş gibi, sıcak ve samîmi bir alâka gösterdi, ayrıca annemin sıhhati ile ilgili sorular sordu.

Üçüncü görüşmemiz ise teyzemin, eşimin ve benim onu Fâtih’deki evinde ziyâretimizle mümkün oldu. Pek kıymetli Hanımefendi’miz, büyük bir rahatsızlık geçirmişti; hem bir ‘’geçmiş olsun’’ demek, hem de saygı ve sevgimi tekrarlamak istiyordum. Teyzem İsmet Kür mâlûm, solda mâruf bir yazardır, zâten onun bu ziyâreti isteyişindeki sebebi anlamamıştım; o da açıklamadı. Fakat bu mütevâzı sevgili Hanımefendi, ondan ümîdi iyice kesmiş olmalı ki, teyzemi pek soğuk karşıladı ve ona öyle davrandı, bana ve eşime ise âdeta kucak açtı. O zaman Sâmiha Anne’nin, belki bir gün vatana zarar verebileceğini düşündüğü insanlara, nezâketen de olsa, aslâ tâviz vermediğini, güler yüz göstermediğini anladım. Şaşmaz kıymet hükümleri, ölçüleri, prensipleri vardı.

Evlâtları, onun mânevî halkasına dâhil olduktan sonra, ondan Sâmiha Anne diye bahsederler.’’Anne’’,Türk milleti için mukaddes bir kavram, içinde derin muhabbeti, şuurlu bir hürmeti taşıyor ve doğrudan gönüle hitap ediyor. Gönlüm bu içten hitâbı benimsedi; dedim ki ‘’Bu, yalnız evlâtlarına bahşedilmiş bir imtiyaz olmamalı!’’ Böyle düşünürken bir gün benim de ona ‘’Sâmiha Anne’’ demeye başlamış olduğumu fark ettim. İçimde bir şeyler yerli yerine oturdu. Çünkü ona huzur ve nizam aktarılmış, Sâmiha Anne’nin aydınlığından sanki incecik bir ışık da benim payıma düşmüştü.

Nasıl düşmesin ki; bu ince ışık, bir insan sarrafının, insanın hamurunu yoğuran, bu hamura Kur’an ahlâkının mayasını katan, âdem oğluna kendini ve Yüce Yaratan’ı bildiren, onun Hak’la ve diğer insanlarla münâsebetlerini tanzim eden çok feyizli, çok bereketli ışık demetinden geliyordu.)

(*)Emine Işınsu ÖKSÜZ ,T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü yayını.2005/( Sâmiha Ayverdi’nin 100’üncü Doğum Yıldönümü münâsebetiyle ) Sayfa 162.

PAYLAŞ
Önceki İçerik22 Mart 1993
Sonraki İçerikKendime Mektuplar 18

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...