Seyahat Yazıları, Kitapları

0
57

Şöyle bir durup düşünüp gezi yazılarını, kitaplarını hatırlamaya ne dersiniz?.. Bu işin piri, üstadı elbette Evliya Çelebi’dir; ona ne şüphe!.. Biz yakın zamanlarda yayınlananlardan söz etmek istiyoruz. Hafızamız ihanet etmiyorsa “böyyük” romancı Esat Mahmut Karakurt ile Hikmet Feridun Es 1950 yılında bir dünya turu yapıp gördüklerini, yaşadıklarını okurlarına aktarmışlardı, Es’in o yazıları bir kitap olacak hacimde midir, değil midir; doğrusu bu ya, hatırlayamıyor, bilemiyoruz. Onun yazılarını sabırla kütüphane raflarından kurtarıp, gün ışığına kavuşturan, Tanımadığımız Meşhurlar (Ötüken Neşriyat) adıyla yayınlayıp okuyucularla buluşturan Selçuk Karakılıç’a sormak gerektir. (Pek çok şey öğrendiğimiz bu kitapta yıllarca dillerde gezen bir “Muallim Nâci düğünü” var ki insan hayranlıklar duyuyor; “darısı dostlar başına” demekten kendini alamıyor…)

Hayri Ataş’ın hazırladığı Fatih Kerimi’nin Kırım’a Seyahat (IQ Yayıncılık) ile “Türkiyem”in şairi rahmetlik Dilâver Cebeci’nin Men Kazanga Baremen’ini, Dr. Hayati Bice’nin Türk Yurtları Üzerine Notlar (Bilgeoğuz Yayınları)’ını hatırlamak gerektir. Türkçemizin Yavuz Bülent ustası, üstadımız Bâkiler’in Türkistan Türkistan, Âzerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır’ı ile göz yaşları arasında kapadığımız Üsküp’ten Kosova’ya adlı eserleri unutulur mu?

Kitaplarını dönüp dönüp yeniden okuduğumuz İsmail Habib Sevük’ün Avrupa Notları; Prof. Dr. Mahir Nakip’in veciz söyleyişiyle “Kerkük’ün en velût, en yılmaz ve yorulmaz kalemi” Prof.Dr. Suphi Saatçi’nin Hasretin Adı Kerkük, Yılmaz Kurt’un Bir Bıldırcın Misali (Ötüken Neşriyat); yazılarını okumalara doyamadığımız sevgili Halûk Dursun’un Osmanlı Coğrafyasına Yolculuk; neşteri kullanmaktaki mahareti kadar kalem kullanmaktaki ustalığıyla da tanınan hâzık ve nazik hekim Prof. Dr. Orhan Gedikli’nin Orkun’dan Tuna’ya, İdil’den Nil’e (yakında kitaplaşacağını şimdiden müjdeleyelim); Dr. Yusuf Gedikli’nin hazırladığı M.Kemal İlkul’un Çin Türkistan Hatıraları (Ötüken Neşriyat); “Şairlerin en garibi” Ahmet Hâşim’in Frankfurt Seyahatnamesi; Fâtih Kerimî’nin İstanbul Mektupları, Avrupa Seyahatnamesi; yazdığı kitapların sayısına bakılırsa elinden kalemi düşürmediği anlaşılan M.Turhan Tan’ın Avrupa Notları (Çağrı Yayınları)…

Doğum yeri çeşitli kitaplarda değişik olarak gösterilen (doğrusu: “Diyarbakır”…) M.Turhan Tan bu kitabında okuyucuyu Istanbul’dan Avrupa’ya götürüp gezdirmekle kalmayıp bıktırmadan, sıkmadan bir şeyler öğrenmesine de vesile oluyor. Bu arada İbrahim Bodur gibi, İlyas Yamantürk gibi, Şefik Dizdar (LCWaikiki) gibi, Hasan Yelmen (Derimod) gibi adı dedikodulara karışmayan örnek iş adamlarımızdan olan rahmetli Nuri Demirağ’ın adını duyunca insanın aklına (kapatılan uçak fabrikası) gelmez olur mu!.. O yüz karası davranışın, o vicdansızlığın, o kısır görüşlülüğün, o siyasî çıkar hesaplarının içler acısı hikâyesini, memlekete, millete nelere mal olduğunu Fatih M. Dervişoğlu’nun kaleminden Nuri Demirağ: Bir Havacılık Efsanesi (Ötüken Neşriyat) adlı kitapta içiniz burkula burkula, gönlünüz kanaya kanaya okuyabilirsiniz.

Efendim uçak deyince hatırladığımız bir noktayı yazmadan geçemeyeceğiz. Mâderle pederin bahâne olmasından, kazânın bizi cihâna sevk etmesinden çok önceleri olsa gerek bir gazeteci şöyle bir cevher saçmışlar: “Hain Osmanlı pâdişahları 10’ar uçak satın alsalardı, bugün 360 uçağımız olurdu.” Hani o söz nasıldı?.. “Sa’ysiz bu mertebe cehl olmaz/Cehlin ol mertebesi sehl olmaz”…

Sözü uzatmadan biz gelelim, hayat boyu kalemi elden düşürmediği anlaşılan M. Turhan Tan’ın Avrupa Notları (Çağrı Yayınları)’na…Bildiğimiz kadarıyla “Türkiye’nin ilk müteahhidi” (şimdilerde ‘üstenci’ mi ne diyorlar!..) Nuri Demirağ’ın benim diyen bir kültür adamı derecesinde kültüre vâkıf, benim diyen tarihçi kadar da tarihe âşina olduğunu bu kitapta görünce hayran olup “Darısı kimi profesörlerin başına!..” demekten kendimizi alamadık.

Adları geçenlerden hayatta olanları hürmetlerle, minnetlerle anıp, gönüllerince uzun ömürler diliyor; Dedem Korkut’un söyleyişiyle “Gelimli gidimli dünyaya/Son ucu ölümlü dünya”ya veda edenlerini de rahmetlerle yâd ediyoruz.

Hâmiş: M. Turhan Tan’ın Hürrem Sultan, Safiye Sultan, Cinci Hoca, Devrilen Kazan, Cengiz Han, Cem Sultan, Tarihî Musahabe, Cehennemden Selâm, Hint Denizinde Türkler, Gönülden Gönüle, Üç Ay Yatakta, Viyana Dönüşü, Kadın Avcısı, Timurlenk, Krallar Avlayan Türk, Akından Akına vb. başta olmak üzere “bütün eserleri” Çağrı Yayınevi (212 516 20 80)’nce kütüphanelerin raflarından, gazete sayfalarından kurtarılıp okuyucuya sunulmaktadır.

–Aydil EROL–

PAYLAŞ
Önceki İçerikİnsan ve Şeytan 2
Sonraki İçerikVar

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...