Şifre

0
199

Çocuk, üzgündü. Çünkü çok sevdiği kuşu hastalanmıştı.

O sevimli minik hayvanı alıp kuşçuya götürdükleri zaman:

—Hasta değil, yalnızlık çekiyor da ondan!

Cevâbını aldılar.

Böylece aynı kafese ikinci bir kuş geldi; hasta kuşa şifâ, çocuğa da neş’e gelmişti.

Uzun müddet herkes hayâtından memnun göründü. Bir gün ki çocuk neredeyse delikanlı olmuştu- kuşlarına yem almağa gittiğinde, Kuşçu:

—Kuşlar da biz insanlar gibidir, biliyor musun?

Diye bir söz attı ortaya.

Delikanlı sordu:

—Ne gibi?

Kuşçu, gülümseyerek karşılık verdi:..

—Can kuşu da ten kafesinde hapistir. Oradan uçmak ve kafesiyle birlikte hür olmak ister. Hayatta en büyük ibâdet, o kuşu hürlüğün kucağına salmaktır. Can kuşu azâd edilirse, ten’den ibâret leşini de berâberinde götürür. Aksi hâlde ikisi de esir ve mahkûmdur.

Delikanlı, şifreyi çözmüş, bu zorlu kilidin anahtarını ele geçirmişti:

—Öyleyse ben de kuşlarımı salacağım, dedi.

Kuşçu sevindi:

—Mükemmel!

Delikanlı, birden sordu:

—Peki ama, mâdem böyle düşünüyorsun, sen neden kuşçuluk yapıyorsun?

Adam, başını kaldırıp kendinden emîn şekilde şu cevâbı verdi:

—Anlayana, biraz önceki şifreyi söyleyebilmek için!

Yorum yapabilirsiniz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.