Söyle Babana

0
46

SÖYLE BABANA NAMAZA BAŞLASIN(*)

Hisli, zarif, çelebi ve çok güzel bir insan olan bü­yük babam vefât ettiği zaman, üç buçuk yaşındaymı­şım. Oturduğu minderde beni kürkünün içine alır ve: “Şeker, cepten parayı çeker …” diyerek ufacık bir şe­ker külâhını avucuma sıkıştırırdı.

işkembe fener, uzun ve ince kameti, beyaz sakalıyla câmi veya sokaktan gelişini ve soba başın­da oturuşunu, Anadolu Hisarı’ndaki yalımızda harem bahçesinden içeri girişini hâfızamın hâtıralar köşe­sinde tablo tablo seyrederim.

Annem, babasının aynada kendisini görmesi ka­dar, bu güzel insanın benzeri, hattâ biraz daha dilbe­ri idi. İç yapılarındaki müşâbehetle de bir kopya ka­dar biribirinin eşi sayılırlardı. Her ikisi de neş’eden az nasip almış, hassas, vara yoğa üzülüp derdlenen kim­selerdi.

Herhâlde gergin denecek sinir sistemi yüzünden büyük babamın gençliğinde dizlerine ârız olan titre­me uzun zaman devam etmiş ve bir türlü çâresi bulu­namamış. Rahatsızlığın devâm ettiği sıralarda Fran­sa’dan Türkiye’ye devrin meşhur doktorlarından biri­nin misâfir geldiği öğrenilmiş. Haberi alan büyük an­nemin kardeşi Cemâl Bey Dayım, derhâl harekete ge­çerek hekimi otelinden almak üzere gitmiş ise de, memleketine dönmek üzere olan doktoru ancak Sirke­ci’ de trene bineceği sırada yakalamış. Bu kadarcık olsun fırsat zuhûr etmiş olmasından memnun, hemen hastadan ve hastalığın mâhiyetinden söz etmiş. Ancak adamcağız, ezbere teşhis ve tedâvî olamayacağını söy­lemekle berâber: “Günde birkaç defa soğuk su ile boy­nunu ıslatsın ve denize girsin.” demiş. Tıpkı abdest alan kimsenin boynunun iki tarafını meshetmesi gibi!

Bu an, dayımın zihninden şimşek sür’ati ile bir derûni hüküm geçivermiş. Şöyle ki: Bundan sonra eniştesi de abdest almalı, abdest alınca da günde beş defa insanoğlunu dünyâ gulgulesinden çekip kendin­den kendine ve kendinden Allah’a yol veren namaza icâbet etmeli idi.

Bir ulu Sultan olan Dr. Server Bey Dayıma Mürşîdimin Medine-i Münevvere’den yazdığı mektupların birindeki şu cümleyi unutamıyorum; kimse de unut­mamalı: “l2 ye çeyrek var. Söyle babana, namaza başlasın!”

Çok şükür ki büyük babam, oğlu vasıtasıyla Mürşîdinden gelen emri tutmak bahtiyarlığına ermişti. Gene çok şükür ki, elinde işkembe fener, gece câmiden döndüğünü Allah bana da gösterdi.

————-

(*)Rahmet Kapısı’ndan

PAYLAŞ
Önceki İçerikSaadetname 5
Sonraki İçerikTepegöz

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...