Târihden

0
60

1807 yılına kadar Frankfurt’ta Yahudilerin kahvehâne ve gazinolara girmesi yasaktı.

Ancak 1832 yılında bir Yahudi’nin bir evden ve bahçeden fazla mülk edinmesine izin verilmiştir.

1834 senesine kadar mevcut kanuna göre Almanya’da, bir yıl içinde ancak sınırlı sayıdaki Yahudi evlenebiliyordu. Yahudilere, Hristiyanlarla eşit haklar 1864’de verilmiştir.

(NOT: Bugün -yıl 1954- bu haklar yeniden iptâl edilmiştir.)

*

Kanûnî Sultan Süleyman’ı en fazla üzen haber, mağlûbiyetti. Serhat boylarındaki sayısız kalelerimizden biri düşman eline geçse gözüne uyku girmez ve kalenin geri alınması için derhâl tedbir aldırırdı.

İşte bu Kanûnî bir gün hamama girmek için soyundu ve kolundaki elmas pazubendi de gömleğinin üzerine koydu.

O içerde yıkanırken, dışarıda elbiselerini toplayan hizmetkârlardan biri pazubendi yere düşürdü ve elmas da paramparça oldu. Hizmetkâr hemen koştu ve Dârüsaade Ağası’na durumu bildirdi. Çünkü pazubent çok kıymetli bir şeydi ve hizmetkâr bu hatâyı canıyla ödeyebilirdi. Haberi alan Ağa da ne yapacağını şaşırdı ve korktu.

Sultan Süleyman dışarı çıktığında adamlarını üzüntülü ve ürkek bir hâlde görünce sordu:

‘’Ne için gamkinsiniz? Yoksa düşman taşrada bir kale mi aldı yahut bir bed haber mi geldi?’’

Ve… Dârüssaade Ağası’ndan pazubendin parçalandığını öğrenince, içi ferahlayıverdi.

*

Üçüncü Sultan Ahmet, Patrona Halil İsyânı sonunda tahttan indirildi. Kardeşinin oğlu Birinci Mahmud’u kendi elleriyle tahta oturtan Sultan Ahmet, ona şöyle nasihatte bulundu:

‘’—Vezirine teslim olma, birini beş on sene tek başına vezârette tutma! Gâyet tasarruflu ol! İşlerini akıllı, tecrübeli, olgun pirlerle müşâvere ederek hallet! Allah’a duâ et ki seni tamahkâr, zâlim ve akılsız musahip ve nedîmlerden korusun. İşini kendin gör, evlâdına dahî sırrını söyleme!’’

Yorum yapabilirsiniz...