Vah Bana

0
57

10.

Hasta için, elbette sabahın olması yeni bir umut ışığı, şifâ muştusudur.

Lâkin, borçlu?

Borçlu için de –hele nakiti yoksa- sabahın yaklaşması ölüm gibidir.

Ben, hem hastayım, hem de dürüst bir borçlu!

Ne şifâ müjdesi almak istiyorum, ne de ölümden korkum var. Hem senin hastan olarak kalmak istiyorum, hem de borçlu yaşamaktan kurtulmak!

‘’Geceler derdinden yatabilmirem!’’

Gece bitmesin..senin derdin,canevimden eksilmesin;gönül semâlarımdaki şimşekler –zaman kaydı olmaksızın- çakmaya devâm etsin ve ardından yağmurtaşları boşanıp gelsin!Bir ‘’ba’s ü bâde’l-mevt’’ hazırlığının cümbüşü içinde,bana,yağmurtaşlarıyla abdest aldırsınlar.Bunu,ister musalla taşına yatırmak için,isterse yeni doğdu diye kundağa sarmak için yapsınlar.İster:’’Mevtâyı nasıl bilirsiniz?’’ diye sorsunlar;isterse:’’Ne güzel bebek bu!Adını ne koyalım?’’ desinler.

Hiç biri umûrumda bile değil!

Senin derdin canevimden eksilmesin ve adımı sen koy;adımı yalnız sen bil,bana da söyleme!Ne diye çağırırsan çağır,hangi isimle seslenirsen seslen..yeter ki seslen!

‘’Âşık olanın nişânı vardır,

Melâmet olur belli beyânı!’’

Ben sana hastalık derecesinde tutkunum demekle, iş biter mi sandım ne?

Yûnus:’’âşık olanın nişânı vardır!’ Diyor.

Hani benim nişanım? Nereden belli sana âşık olduğum?

Eloğlu:

‘’Rûhum bedenden oynar

Sen yâdıma gelende!’’

Diyor.

Hani bende bunun zerresi?

‘’Hoş yaraşır âşıka gözü yaşı,

Kim ki âşıksa, gözünden biline!’’

Vah bana..vahlar bana! Aşksız göz,fersiz yürek..Gözümü senden kaçırmanın da imkânı yok!

Benimki, ham hayâl! Gerçek ise, şu:

‘’Kimde kim aşkın nişânı vardürür,

Âkıbet mâşuka onu irgörür!’’

PAYLAŞ
Önceki İçerikKeşke
Sonraki İçerikKendime Mektuplar 6

..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San’at Derneği’nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san’at faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yorum yapabilirsiniz...