Yaşayan Ölü 1

1
225
Kubbealtı Lugatı

(Ah şu insanlar!..ne aşınmaz ve inatçı alçaklıkları kendi canları ve kanlarıyle besliyorlar…)(31.s)

(Maddiyâtı teshîr etmek kolaydır dostum. Bir masayı yerinden oynatmak, bir köpeği uzaktan havlatmak, hattâ gaipten söylemek keşf ve kerâmette bulunmak… Ancak güç olan, kalpleri elde etmek ve tasarruf eylemektir…)(36.s.)

(–Dost Hak’tır ve onun yakınlarıdır; şunu da ilâve edeyim ki bütün hikmetlerin başı Allah korkusudur. Fakat müsâade et de sözümü îzah edeyim… Allah, ne kâbustur, ne heyûlâdır,ne zâlimdir ne de bir fenâlık yapar. Şu halde ondan niçin korkalım?

Küçük bir çocuk, ölesiye sevdiği anasından niçin ve ne zaman, korkar? Ancak anasının hoşlanmadığı istemediği bir fiilde bulunduğu zaman paylanmaktan ve azarlanmaktan, hapsedilmekten, sevdiği şeylerden menedilerek cezâlandırılmaktan korkar. O ana ki çocuğuna karşı bir korkuluk olmadığı halde, îcâbında bütün bu cezâ usûllerine mürâcaat etmesi ne kadar dikkate şâyan değil mi?

Demek ki insanların da Allah’tan değil, kendilerinin pervâsızca el attıkları her uygunsuz fiillerinden korkmaları lâzım. O zulmü yapan, cezâ görmeye sebebiyet veren kendisidir. İnsan, işte bu sûretle kendi cezâsına kendi tâlip olmuş oluyor. Allah da bu talebe göre onu terbiye ediyor…)(37.s)

Sâmiha AYVERDİ, Eserin ilk yayın târihi:1942

1 YORUM

Yorum yapabilirsiniz...