Yetimlik Damarı

0
77

Yetimlerin en büyük özelliği, fukarâlıktır.Kendi varlıklarından, benlikten yana fakirlerin fakîridirler. Bu, onlarca mûteber olan şeylerin başında gelir. ‘’El-fakru Fahri’’den beri hep bu, böyledir.

Onlar, zenginliği fukarâlıkta buldukları ve daha doğmadan önce yetimlikleri sâbit olduğu için konuşmak ve söylemekte yegâne vâsıtaları da ağızdaki dilleri değildir. Bu da bir başka özellikleri Hep Ganî ile dost, dâimâ Ganî’de yaşayanların, alıp verdikleri her nefesle Ganî’yi terennüm etmelerini avam anlamıyorsa, bunda şaşılacak ne var?

Onların söylediklerini duymak, dilsiz dillerindeki derin mânâları sezmek için, insanın hiç olmazsa yetimlere özenen; o yana çekilen bir zerresi bulunmalı! Onların dâimâ saçtığı, sebil gibi dağıtmak istediği rahmet senin de üzerinden akıp gitmemeli; bir yerlerini ıslatmalı ve hiç olmazsa bir tek zerrende o rahmetin, o ıslaklığın rutûbeti kalmalı!

Senin damarında, yeşerecek bir tohum yok mu?

Ezel Anası’ndan, böyle bir nasîbin olup olmadığını bilemeyeceğine ve aslâ ümitsiz olamıyacağına göre, kendini tart ve içindeki sana sor:

–‘’Yetimliğe ve benden önceki yetimlere kıl kadar muhabbet besliyor muyum?’’ diye…

Eğer ‘’evet’’ sesi geliyorsa, kendini şanslı sayabilirsin. Yok, bu karşılık gelmiyorsa, gene de ümit var demektir. Çünkü benim bu sayıkladıklarımı şu sayfaya kadar okuyacak ilgi sende mevcut ki, bundan da damarında ne bulunduğu meydanda…

İşte bu alâkadan ibâret zerrecik, onların neyi nasıl anlattıklarını sana bildirecek bir nişan, bir müjde ve bir habercidir.

Sen, sen ol, bunu kaybetme!

Yorum yapabilirsiniz...