29 Mayıs Üzerine-Nihad Sâmi Banarlı

0
21

29 Mayıs nedir?

Bizim İstanbul’u fethettiğimiz gün.

Bugün yalnız İstanbul’un büyük günü değildir. Bütün vatanın, tereddütsüz, en büyük günüdür.

Çünkü bizzat Türk târihi dâhil olmak üzere hiçbir milletin târihinde İstanbul fethi kadar büyük bir gün yoktur.

Çünkü İstanbul fethi, sıradan mâcerâ, bir tesâdüf değildir. Bu fetih, uzun asırların, büyük ideallerin vâsıl olduğu, dünyâ ölçüsünde bir zaferdir:

Türk milleti, çok eski asırlardan beri Karadeniz ve Akdeniz çevresine sahip ve hâkim olmak emelindeydi. Bu emelle balkanlardan sarkarak def’alarca İstanbul’a yaklaşan Türkler olmuştu.

İstanbul fethi, İslâm dünyâsının da büyük idealiydi. Hz. Muhammed’in çok güzel sözlerle müjdelediği fetih buydu. Hz. Muhammed, “İstanbul elbette feth olunacaktır!. Onu fethedecek emîr ne ulu emîr ve onun askeri, ne mübârek askerdir!” buyurmuştu.

Fakat müslüman olmadan önce Türkler ve müslüman olmalarına rağmen Araplar İstanbul’u alamadılar. Kader istemişti ki, Türkler müslüman olsun, Türk kanıyle İslâm îmânının birleşmesinden doğan yüce kudretle gelsin ve İstanbul’un ebedî sâhibi olsun.

Hâdise, kelimesi kelimesine böyle olmuştur. Aynı hâdise bugün bir vicdân soysuzluğuna uğramışlarca küçük görülen İslâm îmânının kahraman bir milletin vicdân dünyâsıyla birleşince nasıl mû’cizeler yaratan îmân olduğunu gösterir.

Çünkü İslâmın en büyük milleti Türklerdir. Çünkü İslâm dünyasında daha dokuzuncu, onuncu asırlarda Hz. Muhammed’in “Bir ordum var ki adını Türk koydum.” dediğinin şâyi olması derin bir mânâ ifâde eder. Bu mânâ bize İstanbul’u fethettiren mânâdır…

Târih ve Tasavvuf Sohbetlerinden – Nihad Sâmi Banarlı