Adam Olun,Adam!

1
247

Şimdi ’’gol koklayan’’ tazı gibi futbolcular var.

Öyle söylüyor maç anlatan veya yorumlayan zevat.

Yıllarca futbol oynamış birisi olarak îtiraf etmeliyim ki bendeniz, hayatta hiç gol kokusu almadım.

Nedense alamadım.

Sabır, belâ okuna hedef olmaktır.

Herhalde bu durum bir eksiklik ifâde etmesi bakımından, üzülmemi gerektiriyor. Fakat ne yalan söyleyeyim, içimden hiç mi hiç üzülmek gelmiyor. Benim futbolculuğuma eksiklik getirse de getirmese de önemi yok. Çünkü yaşım yetmiş, futbol da benden çoktan geçmiş.

Yok, durum böylesi değil de koku alma bakımından bir eksiklik söz konusu ise, bu takdirde de şu veya bu mânâda bir kompleksim olmadığını çok şükür, görüyorum.

Daha doğrusu ‘’hissediyorum’’ ve bence hissetmek, koklamaktan daha mühim. Yâni ‘’tazılık’’ öyle âhım şâhım bir meziyet değil! Hissetmek çok önemli…

‘’Hissetmenin’’ ve ‘’hisli adam’’ olmanın önemini de yeni kavradım.

Önce şunu arz edeyim;

Koku almada hassas olan burunların kimlerde bulunduğunu –âcizâne—biraz duymuşluğum var.

Varsın böyle bir özelliğim olmayı versin.

*

‘’Gol koklama’’ deyimiyle yeni moda golcüleri tanımış olduk. Gerçi bu işi nasıl becerdikleri bilinmiyor, zîrâ her biri birer allâme(!) olan medyatik yorumcuların çoğu Türkçe’yi zâten yirmi-otuz kelimeyle zor konuşuyor. Gol koklamaktan Türk dilini öğrenmeye, pek zaman ayıramadıkları söylenebilir. Bendeniz de onları sıkıntıya sokmamak için, sormuyorum:

‘’—Beyler, şunun yâni golün nasıl koklandığını, işin inceliğini kısaca lûtfetseniz…’’

Demeye kalksam, yorumcu zevat iki saat konuşsa, iki dirhem değerinde söz söylemiş olmayacak.

Yalnız, haksızlık yapmak da istemem; futbol yorumcuları, siyâsîlerin kullandığı dilin yanında âdeta Zemzem’le yıkanmış sayılırlar. Hele her fırsatta ‘’süreç’’ lâfını kullanan Türkçe’den yana nasipsiz ulemâyı(!) ne yapmalı? Zaman yerine süreç, süre yerine süreç, hâdise yerine, olay yerine süreç… Plân, program mânâsına gene süreç!

‘’Müddet’’ nereye gitti?

Dağa kaçtı.

Yeni yetme bilge kişiler(!) ‘’süre’’ kelimesini de kullanmıyor. Neden?

Efendim, burun mes’elesi… Gol değil ki koklasın muhteremler. Zâten şu ‘’müddet’’ de artık eskimiş.’’Süreçseverler’’ ise, her şeyde geri ve eskimiş olsalar da ‘’süreç’’ sâyesinde ‘’yeni bir mal gibi’’ görünmeyi seviyorlar.

Ve ‘’süreç’’ bir joker gibi, onların her derdine derman olabiliyor; gül gibi geçinip gidiyor ve bundan da herhangi bir rahatsızlık hissetmiyorlar. Hâlbuki hissetmek gibisi var mı?

Netekim, ‘’gol koklamayı’’ mârifet zanneden futbolcu eskilerine seslenmek istiyorum:

–Arkadaşlar, sizler çok ciddî iş yaptığınızı sanarak saatlerce ekranları işgal edeceğinize,’’yeni büyüklerimiz’’den biraz ibret alsanız olmaz mı? Sizlerde zerre kadar ‘’duygu’’ yok mu?

Ne gibi mi?

Allah aşkına, gol koklamanın memlekete ne faydası var, söyler misiniz?

Birazcık adam olun da, birkaç telefon kaydı dinleyerek ‘’montaj mı’’ değil mi ortaya çıkarın. Ülkeye bir hizmetiniz olsun.

Sâdece ‘’hissetmeniz’’ yeterli!

Biraz adam olun, adam!

1 YORUM

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
Lütfen isminizi girin