Alma mazlumun âhını, çıkar âheste âheste!

0
79

On altıncı Osmanlı pâdişahı Sultan İkinci Osman, tahta oturduğu zaman, amcası sâbık hâkan Birinci Mustafa’nın kardeşlerine bir şey yapmamış, kardeş katline rızâ gösteren kanunnâme hükümlerini tatbik etmemişti. Ancak Lehistan seferine çıkarken, kendisinden birkç ay küçük kardeşi Şehzâde Mehmed’ı, kendisine rakip olur korkusu ile 1621’de îdam ettirmişti.

Müftü Es’ad Efendi, bu birâder katlini meşru göstermek için istenen fetvâyı vermemiş, Müftü’nün makamında gözü olan Rumeli Kazaskeri Kemâleddin Efendi, pâdişahın arzusunu derhâl yerine getirmişti.

Şehzâde Mehmed, cellâtların kendisine hücumu karşısında:

“—Osman, dilerim Allah’dan, hayat ve saltanatından mahrum olasın… Beni nasıl öldürtüyorsan, seni de öyle öldürsünler!

Diye bağırmıştı.

Zaman geçmiş, kim bilir, belki de Şehzâde Mehmed’in âhı tutmuştu. Bir yeniçeri isyânının sonunda Sultan İkinci Osman da aynı âkıbete uğrayarak, hayattan mahrum kalmıştı.

Bir atasözümüz ne der?

“Alma mazlumun âhını, çıkar âheste âheste!”