Aşk Bahrisi

0
389

BENİM OL AŞK BAHRİSİ

Benim ol aşk bahrisi, denizler hayran bana, 
Derya benim katremdir, zerreler umman bana.

Kaf Dağı zerrem değil, ay ve güneş bana kul, 
Aslım Hak’tır şek değil, murşittir Kuran bana. 

Çün dosta gider yolum, ezel mülküdür ilim, 
Hak’tan söyler bu dilim, ne kul ne sultan bana. 

Yok iken o barigah, var idi o padişah, 
Ah bu aşk elinden ah, dert oldu derman bana. 

Adem yaratılmadan, can kalıba girmeden, 
Şeytan lanet olmadan, Arş idi seyran bana. 

Diledi göre yüzün, işide kendi sözün, 
Nazar kıldı bir kezin, orda can verdi bana. 

Yaratıldı Mustafa, yüzü nur, gönlü safa. 
O kıldı Hakk’a vefa, ondandır ihsan bana. 

Doğdu o din metası, ondan oldu kamusu, 
Adem, Halil ve Musa hüccet ve bürhan bana. 

Aşık dilin bilmeyen ya delidir ya dehri, 
Ben kuş dilin bilirim, söyler Süleyman bana. 

Yunus Emre bu yolda, eksikliğin bildirir, 
Mest olarak çağırır, dervişlik bühtan bana. 

Yunus Emre 

Bahrî: Denize ait, denizle ilgili. Deniz ördeğinin bir cinsi
Deryâ {f): Deniz
Katre (a): Damla
Umman: Engin deniz, okyanus
Zerre (a): Pek küçÜk parça
Mürşid (a): Doğru yolu gösteren, şeyh
Mülk-i ezel: Evveli olmayan saltanat, kudret
Seyran (f): Gezinme, gözden geçirme, seyretme
Arş (a): Tavan, göğün en üst katı.
Safâ (a): Saflık,berraklık
Vefâ (a): Sözünde durmak
İhsan (a): İyilik etme, bağış, lütuf
Şeriat: Doğru yol. Nasların meydana getirdiği hükümlerin tümü.
Ehl, ehil (a): Becerikli elinden’ işgelir, yöre sakinleri
Menzil (a): İnilen yer, ev, varılacak: ‘nokta
Divane (f): Deli, mecnun
Bühtan (f): İftira

(Şiirin aslı) 

Benem ol ‘ışk bahrîsi denizler hayrân bana 
Deryâ benüm katremdür zerreler ‘ummân bana 

Kâf Tagı zerrem degül ay u güneş bana kul 
Aslum Hak’dur şek degül mürşiddür Kur’ân bana 

Çün dosta gider yolum mülk-i ezeldür ilüm 
Hak’dan söyler bu dilüm ne kul ne sultân bana 

Yogıdı bu bârigâh varıdı ol pâdişâh 
Âh bu ‘ışk elinden âh derd oldı dermân bana 

Âdem yaradılmadın cân kalıba girmedin 
Şeytân la’net olmadın ‘Arşıdı sayvân bana 

Diledi göre yüzin işide kendü sözin 
Nazar kıldı bir kezin anda cân virdi bana 

Yaradıldı Mustafâ yüzi nûr gönli safâ 
Ol kıldı Hakk’a vefâ andandur ihsân bana 

Togdı ol dîn metâ’sı andan oldı kamusı 
Âdem Halîl ü Mûsâ hüccet ü bürhân bana 

‘Âşık dilin bilmeyen yâ delüdür yâ dehrî 
Ben kuş dilin bilürem söyler Süleymân bana 

Yûnus Emrem bu yolda eksükligin bildürür 
Mest oluban çagırur dervîşlik bühtân bana 

Yunus Emre