Pazar, Şubat 24, 2019

Sütbeyaz

Bilmem, şiirlerimi okudun mu? Bütün şiirlerimi sana yazdım ben, bütün güzel şiirler ve sözler sanadır zâten. İnan… inan bana! Daha da güzellerini yazacağım. Yarınlar, daha güzel şiirlere açılan sütbeyaz sahifelerdir; gönlümse, kalem! Bu yazışa, bu söyleyişe ölümler bile...

Ağlat Beni

Sana demediler mi, söylemediler mi gönül; her yangını küçücük bir kıvılcım çıkarır diye? Şaka mı sandın, oyun saydın gönül? Bir kibritlik alev mi hayâl ettin? Sen, samanım var sanıyordun… saman diye yanıyordun. Gene zanna kapıldın, bu defâ...

Demek ki

Şu anlatacaklarımı kabullenen de olacaktır; haklı olarak reddeden, inanmayan da! İnanmayan inanmasın. Güneş, kendisini inkâr edenler bulunsa da her sabah dâimâ gülümsüyor ve ısıtıp aydınlatmasını kimseden sakınmıyor. Gerçek ve gerçeğe dâir yazılıp söylenenler de aynen...

Bir Gönüle Gir!

Şu gönül dedikleri şey, gözlerden gizlenmemiş olsaydı, ne olurdu? İki cihânın hazînelerini içinde barındıran gönül, en başta hırsızların ve eşkiyânın istilâsına uğrardı. Onlar, yükte hafif pahada ağır her şeyi yağmalarken; bu geniş arsa da yağmaya...

Mekânsızlar

Evet, Yavuz Sultan Selim’in meşhur îkazından bahsettik ya… İşte özetle, âşık; darağacını yurt, yuva, mekân tutmuş mekânsız bir babayiğittir. Bu ve benzeri örnekler bize gösteriyor ki; her canlının her kavmin kendine has bir dili olmasını nasıl...

Kulluk Kapısı

Şurası muhakkak ki; dünyâ var oldu olalı kendini âşık sayan herkes rumuzların, sembollerin dilini konuşmuştur. Buna, bir bakıma ‘’sükûtun muhteşem belâgati’’ diyebiliriz. Yâhut da gönül denilen; kendisi bizâtihî görülemeyen ‘’mekânsız mekânın’’ susturulamayan lisânı! Bu dilin...

SİTEDEN SEÇMECELER