Pazartesi, Nisan 22, 2019

Köle

Irmak kenârında tanıdığım biri var.Eğer derece dedikleri ve vücud ısısını ölçen âletin bir benzeri îcâd edilmiş olsaydı..ve onunla o adamın gönül yangınını ölçmeye kalksalardı,emînim: "Bu adam ya ateşperest, ya da semender!" diye feryâdı basarlardı. Neyse ki...

Haberci

Hancı, dedi ki: "Hüzün kapımı çaldı. Vuruşundan tanıdım. Kim o? Demeye kalmadan itip içeri girdi. Kızdım. Nedir bu destursuz geliş? Dedim. Kahkahalarla gülmeğe başladı. Hakkı da var ya..Kendi çatısı altına izinle gireni de kim görmüş?" Sonra, Bahçıvan söz...

N’Olur

Balıkçı, Bahçıvan’a yalvardı: —Ben sana yakışmıyor olabilirim, aldırma! Hangi burun,"şu koku bana yakışır" diye koklar? Yâhut hangi koku, falancanın veyâ filâncanın burnu diye tercih yaparak çevreye yayılır? İşte ben de, hiçbir hesap veyâ tercih yapmadan; sana yakışıp...

Kalbin Çocuğu

Yer, ırmağa civardı. Bir balıkçı ile, başucunda bir Ana vardı. Ana, bir sultan anaydı; başında Tâcı vardı. Sultan Ana, balıkçı çocuğa baktı, bekledi. Nazarı nazara ekledi ve: "Ana!"diye gülümsedi. Çocuk, önce durakladı ve "nerede veled-i kalbim?" dedi, ağladı.

Çoban

Balıkçı, ırmak kenârında hüzünlü hüzünlü otururken, bir çoban peydahlandı. Selâm verdi, selâm aldı, sürüyü ırmağa saldı. Sürü suya doydu, çoban namaza durdu, el açıp niyâza vardı. Sular kabardı, güneş karardı… Çoban, soyundukça soyundu. Peşinden bembeyaz bir...

Demek ki

Şu anlatacaklarımı kabullenen de olacaktır; haklı olarak reddeden, inanmayan da! İnanmayan inanmasın. Güneş, kendisini inkâr edenler bulunsa da her sabah dâimâ gülümsüyor ve ısıtıp aydınlatmasını kimseden sakınmıyor. Gerçek ve gerçeğe dâir yazılıp söylenenler de aynen...

Balıkçı 5

Buraya neden "Gözyaşı Irmağı" demişler, bilmiyorum. Belki de bu civarın hayat kaynağı olduğu içindir. Bu civârın insanları, gözyaşıyla yaşıyor, gözyaşıyla besleniyor. Sen de bu ırmağın başındasın. Sana ancak gözyaşıyla ulaşmak mümkün olduğundan, bu ismi vermiş olmalılar....

Mecnun

(Mecnûn, para saymasını bilmezmiş) diyorlar. Niye bilmesin ki? O, parayı,"Leylâ! Leylâ!" diye sayar; Leylâ’dan başka sayı bilmez... ve ayak takımı da bununla avunur.

Gönül Bana Dedi Ki

Sayfa:5 “Kaybetmekle bulmak arasında “aramak” diye ıstıraplı bir fiil var.” Dikkat edersen, her kaybedilen ve bilâhare bulunan şey, çok kıymetli! İnsanoğlunun yapısına tam uyan bir kâide koymuş Sahibimiz. Serçe parmağımız, biraz ufak tefek olan yapısıyla sair zaman...

SİTEDEN SEÇMECELER