Haçlı Kini

0
10

(Doğum Kontrolu-6’ncı Bölüm)

Türkler, binlerce yıllık şerefli târihlerine bakıldığında dâima üstün değerde insan yetiştirmeyi hayâtın ana gâyesi yapmışlar ve bu kaliteli insanları toplumun emrine vererek içinde yaşadıkları kitlenin de insanlık seviyesini, dolayısıyla günlük hayâtını yüceltmişlerdir.

Aşağıdaki cümleler, bir İngiliz’e âittir:

(Üstün değerde yetişkin insanın meydana gelmesinde ırsiyet faktörünün rolü büyüktür ve mes’eleyi sâdece eğitim ve yetişme tarzı ile îzaha kalkışmak imkânsızdır.)

Bilindiği gibi kendine has özellikleriyle Türk ırkı,

o târihî meziyetlerine, İslâm dîniyle tanışmasını müteakip yenilerini eklemiş ve sâhip olduğu dinamikler, İslâmiyet’in verdiği ruh dinamizmiyle, kendisini asırlarca her alanda zaferden zafere koşturmuştur.

Türk, hiçbir devirde İslâm’dan ayrı, kuru ırkçılık iddiâsında bulunmadığı halde, son yüz yılda artan bir ivmeyle Türk düşmanlarının “ırkçılık” iddialarına mâruz kalmış, suçlanmıştır.

Öyle ki,

“gayr-ı Türkler” açıkça ırkçılığın dik âlâsını yaparken, Türkler’i bu karalamayla pasifize etmeye çalışmışlardır.

Etle tırnak gibi, birbirinden aslâ ayırmadığımız İslâmiyet’le Türklükten ibâret “bütünü” ayırma gayretindeki dünkü Marksist-Leninistlere, ne acıdır ki son yıllarda “İslâmcı”lık iddiasındaki bir kesim de katılmıştır.

İşte, günümüz Türklüğüne can düşmanı olan zümre -ne yazık ki- bunlardır. Âdetâ asırlarca Haçlılar’ın yapamadığını bu iki zümre üstlenmiş görünüyor.

Gözlerimizi târihin bâzı sayfalarına çevirip,

Haçlı seferlerinin yoğun olduğu Selçuklu devrini bir kenara koyup, sırf Osmanlılar dönemini ele alırsak; biz Türkler’in en az altı asır boyunca, dünyadaki Türk düşmanlarının tamâmına karşı koyduğunu görürüz.

Evet, Osmanlı Türkü altı yüz yıl boyunca Hıristiyan dünyâsının ya toplu yâ da teker teker düzenlediği hücumlara karşı koymak durumunda kalmış, onları hep de püskürtmüştür.

Dünyânın başka hiçbir devleti, bu kadar sürekli zorlamaya muhatap olmamıştır ve esâsen Osmanlı Devleti’nden başka da altı asırlık ömre sâhip başka bir devlet, yoktur.

Bu durum,

Türk düşmanlarında bir aşağılık kompleksi yaratmış, aşağılık kompleksi de meşhur “Haçlı Kîni”ni meydana getirmiştir.

Haçlı kininin sonuçları ve yeni unsurları ise değişik sahalarda hâlen hüküm sürmektedir.

Neredeyse yüz yıldır Haçlı dünyasının elindeki “Ermeni Soykırımı” iddiasından tutun da “Kıbrıs” meselesine, “Kürt” meselesine kadar pek çok koz hep Türk düşmanlarının unutamadığı kinlerinin plân ve projelerinden başka bir şey değildir.

İşte, Türkiye’deki Türk nüfusun artmaması…

Tam aksine yok edilmesi ile ilgili yıllardır süren yabancı projelerin de arkasında Batı emperyalizminin şuuraltında hep yaşayan Haçlı kîni vardır.

Bu kinin üzerini örtüp gizlemeye çalışsa da, Batı’nın yapmak istediği, asıl söylediği özetle şudur:

(Bana da, bütün dünyaya da yıllar yılı adâlet, hürriyet ve insanca yaşamanın sırlarını yaşayarak öğreten; her devirde benden üstün olan Türkler’in çoğalıp güçlenmesine izin veremem… Onu her alanda un ufak etmeliyim.)