İnananlar Kardeştir

0
294

Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalb, tek insan hâline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyle. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi.

İster siyah derili, ister sarı… inananlar kardeştir. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için ölmek ve yaşamak. Türk’ü, Arab’ı, Arnavud’u düğüne koşar gibi gazâya koşturan bir inanç; gazâya, yâni irşâda.

Altıyüz yıl berâber ağlayıp, berâber gülmek. Sonra bu muhteşem rüyâyı korkunç bir kâbûsa kalbeden meş’um bir salgın: maddecilik. Târihin dışına çıkan Anadolu, târihin ve hayâtın. Heyhat, bu çöküşte kıyâmetlerin ihtişâmı yok, şiirsiz ve şikâyetsiz.

Cemil MERİÇ – BU ÜLKE


“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.” Cemil MERİÇ – BU ÜLKE

Birçok kitapları, okumuş olmak, hatta okunmuş görünmek için okuruz. Cemil MERİÇ – BU ÜLKE

“Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lâğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye’nin insanından şikâyetçi.

İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır.” Cemil MERİÇ – BU ÜLKE

“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı. Bir kanat darbesiyle Olemp, bir kanat darbesiyle Himalaya.

Ayrı bir dil konuşuyordum çağdaşlarımla. Gurbetteydim. Benim vatanım Don Kişot’un İspanyası’ydı, Emma Bovari’nin yaşadığı şehir.

Sonra Balzac çıktı karşıma, Balzac’ta bütün bir asrı yaşadım, zaman zaman Votren oldum, Rastinyak oldum. Dört bin kahramanda dört bin kere yaşamak.”
(Mektuplar, 14.10. 1966)