Sohbetler 41-Ken’an Rifâî

0
347

“Ey dünya adamı! Dünyâyı hoş geçirmek için iki şeye tahammül etmek lâzımdır. Biri, dünyânın tâhripkâr olduğunu, ikincisi, insanların vefâsız bulunduğunu bilmektir. Eğer bunları bilirsen, dünyâyı hoş geçirirsin.

Ey âhiret adamı! Senin için de iki şey lazımdır: İlim ve mârifet. Bunların biri bilmek, diğeri işlemektir.

Bilmek, neyi bilmek? Yapmak neyi yapmak? İşte birincisi nefsini ıslâh etmek; diğeri de, Allah’a şükür edici olmak ve etraftan gelen hâdiseleri Allah’tan bilerek sabretmek, sefâdan cefâdan her ne gelirse buna râzı olup, Allah’a teslîm-i tâm ile teslim olmak ve her türlü işini Hakk’a ısmarlamaktır.

Ey dünya adamı, işte bunu yapabilirsen, dünyâyı da âhireti de hoş geçirirsin.”

Ken’an Rifâî, Sohbetler


İlim ve mârifet birbirlerini nasıl bütünlemektedir?

“…Ey dünya adamı! Dünyâyı hoş geçirmek için iki şeye tahammül etmek lâzımdır. Biri, dünyânın tahripkâr (zarar verici) olduğunu, ikincisi de insanların vefâsız bulunduğunu bilmektir. Eğer bunları bilirsen, dünyâyı hoş geçirirsin.

Ey âhiret adamı! Senin için de iki şey lâzımdır: İlim ve mârifet. Bunların biri bilmek, diğeri işlemektir. Bilmek, neyi bilmek? Yapmak neyi yapmak?

İşte, birincisi nefsini islâh etmek; diğeri de Allâh’a şükür edici olmak ve etraftan gelen hâdiseleri Allah’tan bilerek sabretmek, sefâdan cefâdan her ne gelirse buna râzı olup, Allâh’a teslîmi tâm ile teslim olmak ve her türlü işini Hakk’a ısmarlamaktır.

Ey âhiret adamı, işte bunu yapabilirsen, dünyâyı da âhireti de hoş geçirirsin…
…İlim nefsini bilmektir. Nefsini bilince de insan Allâh’ını bilir. Mârifet ise, şükretmek, sabretmek, râzı olmaktır. Bu da amel kısmıdır.  Dünyâya gelmekten maksat da bu iki mânâyı ele getirmektir… SOH.2000/s.393

…Resûlullah öyle buyuruyor: “Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır.” Oraya erişmek istiyorsan bu kapıyı seç. Ali, aşka mazhardır (Aşk sıfatına zuhur yeridir). Ali’den aşk tecellî etmiştir. Hakk’a giden başka yollar da vardır. Fakat aşk yolu bambaşkadır. Onda mekânlar aşmak, merhaleler geçmek vardır. Âbidin (ibadet edenin) yüz yıllık yolunu âşık bir âhiyle geçer…SOH.2000/s.232

…Gördüğüm bir, sevdiğim bir mânâsını hal etmek gerek. Bu hâli kazanan ise her şeye sâhip oldu demektir. Fakat onu da söz ile kazanmak mümkün değildir. Bal bal!… demekle ağızın tatlanır mı? Mutlaka balı bulup yemen lâzımdır…” SOH.2000/s.296

Ken’an Rifâî, Sohbetler