Eşkiyâlıktan Karaman vâliliğine kadar yükselen ve bilâhare de âsilerin üzerine giden ordulara Serdâr olan Katırcıoğlu Mehmed Paşa, cesur olduğu kadar zekî, hazır cevap ve hızlı düşünüp karar verme kabiliyetine sâhip bir vezirdi. Girit Adası savaşlarında yüz aklığı/kahramanlıklar göstermişti.

Kandiye Kalesi’nin muhâsarası sırasında Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa, Mehmed Paşa’ya çevredeki yüksek dağları gösterip lâtîfe yollu:

“—Paşa kardeş, bu dağlar ne güzel beklenecek dağlardır”, diyerek kendisinin vaktiyle eşkiyâ olduğunu hatırlatınca, Vezîr-i âzam’ın maksadını hemen anlayan Mehmed Paşa:

“—Paşa Efendimiz, evet iyi dağlardır ama oralarda kervan işlemez”, cevâbını vermişti.


Katırcıoğlu Mehmed Paşa, Kaptanıderyâ Zurnazen Mustafa Paşa emrinde 1065’te (1655) gerçekleşen sefere katıldı. Osmanlı donanmasının Venedik donanmasıyla Boğaz dışında yaptığı savaştaki yararlılığıyla padişahın iltifatına mazhar oldu.

Katırcıoğlu bu tarihten itibaren Karaman beylerbeyi olarak yıllarca Girit’te hizmet etti. Girit’e yardım götüren donanmanın Boğaz çıkışında mağlûp olması üzerine çok muhkem bir kale olan Kandiye’yi kuşatmakta olan kuvvetler zor durumda kaldı. Bunu fırsat bilen Venedikliler’in karşı saldırıları Serdar Deli Hüseyin Paşa ve Katırcıoğlu Mehmed Paşa’nın üstün gayretleriyle başarısızlığa uğratıldı (Rebîülâhir 1067 / Ocak 1657).

Bir müddet sonra Venedik kuvvetleri Hanya’yı geri almak üzere adaya çıktı. Katırcıoğlu’nun Serdar Tavukçu Mustafa Paşa’nın emrinde olarak Venedikliler’e karşı büyük yararlılığı görüldü. 21 Eylül 1667’de Kandiye kuşatmasındaki gayretlerinden dolayı Anadolu beylerbeyiliğine getirildi. Ancak kale önünde uzun süren metris savaşları sırasında şehid oldu (13 Receb 1079 / 17 Aralık 1668).