Kütahya Erguniye Mevlevîhânesi-5

0
31

Kubbe direkleri arasındaki kuşakta Gâlib Dede’nin o meşhur Türkçe rubâîsi ve Hazret-i Pîr’in “Semâ Gazeli”nden altı beytin sekiz defa tekrâr edildiği görülür. Gâlib Dede’nin rubâîsi, mâlûm olduğu üzere, şöyledir:

Ey kâşif-i esrâr-ı Hüdâ Mevlânâ
Sultân-ı bekâ şâh-ı fenâ Mevlânâ
Aşk itmededür hazrete böyle hitâb
Mevlâ-yı gürûh-ı evliyâ Mevlânâ

Yâni;

(Ey ilâhî sırların keşfedicisi Mevlânâ!
Bekâ yurdunun sultanı, fenâ mülkünün şâhı Mevlânâ
Aşk, sana böyle hitap etmektedir.
Ey evliyâ topluluğunun Mevlâsı Mevlânâ)

Farsça beyitler ise, bilindiği gibi, şu mânâdadır:

Bilir misin semâ nedir? Belâ (evet) sesini işitmek
Hakk’a ulaşıp kendini kendinden almaktır.
Bilir misin semâ nedir? Varlıktan habersiz olmak
Mutlak fânilik içinde, ebedîlik zevkini tatmaktır.

Bilir misin semâ nedir? Yakûb’un derdine devâyı,
Yûsuf’un gömleğinin kokusunda bulmaktır.
Bilir misin semâ nedir? Semâ, Musa’nın asâsı gibidir.
Firavun’un bütün sihirlerini, zamanla kendine çekmektir.

Bilir misin? “Benim, Allah ile husûsi bir ânım vardır.”
Sözünün sırrına mekânsız ve aracı olmadan ermektir.
Bilir misin semâ nedir? Şems-i Tebrizî misâli,
Gönül gözünü açarak mukaddes nurları görmektir.

Gâlib Dede’nin rubâîsi ve ilk üç beyit hâriç olmak üzere geriye kalan diğerlerinin, İstanbul Yenikapı Mevlevîhânesi’nde de levhâlar hâlinde bulunduğu bilinmektedir. Ancak Yenikapı Mevlevîhânesi’ndeki bu levhalar 5 Eylül 1961 akşamı çıkan yangında kaybolmuştu.