Mani’ler-Aydil Erol

0
384

İlgililere, bilgililere,
etkililere, yetkililere

İş Türkçeye gelince
Olamaz senlik, benlik…
“Festival” de ne demek!..
“Şenlik” diyelim “şenlik”…


Kimse yapamaz artık
“Ambulans”la aranı…
Yeter, bıktım; kurtarın
Lütfen “cankurtaran”ı!..


Emekler gitmez boşa
Türkçesi gelir hoşa….


“Duble” demek, ne demek!..
“Çift” var, “koşa” var, “koşa”…


İstanbul Maçka/Taşlık
Yollar çamur ve yaşlık.
“Antet”i bırakalım
“Başlık” diyelim, “başlık”


Aldı beni bir merak:
Neler getirdi kamyon?

“Kapuz”a gideceğiz
Yerinde dursun “kanyon”.


Makine otomatik
Bilmezsin matematik.

“Hoş kokulu” kayboldu
Gelince “aromatik”.


Düşleri hayra yorak
Güzel sesleri duyak.

“Vâdi”ye gidemem ben
“Koyak” isterim “koyak”.


Belli sağ ve solumuz
Açılmıştır yolumuz.

“Branş”ı unutalım
Varken “şûbe”, “kol”umuz.


Yaz bitti, geldi hazan;
Yeni tutuldu sazan.

“Demagog”a aldırma
“Lâfazan” var “lâfazan”.


Nice yürekler yakar
Ondaki çapkın bakış.

“Depar”ı boşlayalım
“Çıkış” diyelim “çıkış”.


Eser değil o resmen
Döküntüdür döküntü.

“Depresyon” yere batsın
Durur iken “çöküntü”.


Su dökmeyin külüme,
İyi bakın gülüme.

“Departman”a uğramam
Gideceğim “bölüm”e.


Dediklerine bir bak:
Türkçe değil yarısı!..

Kötü konuşan dili
Soksun eşek arısı!..


Karpuz aldım: Yarmaca,
Lâhanayı sarmaca.

“Potpori” de ne demek!
“Karmaca” var, “karmaca”.


Lâle, sümbül biçerek
Soğuk sular içerek.

“Klib”i terkeyledik
“Görüntü”yü çekerek.

Aydil Erol