Ne yazık ki bugün, dağılan mahalle teşkilâtıyle berâber, bir merkez daha yıkılmıştır. Böylece birer ağ gibi âileleri birbirine bağlayıp yaklaştıran o sıcak alâka, o târihî ve an’anevî dostluk da dağılmış bulunuyor. Bugün beş dâireli bir apartmanın sâkinleri arasında bile, değil birbirlerine destek olmak, birbirlerini tanıyan, hattâ selâmlaşmak gibi mîmârîsi son derece basit, fakat kurduğu köprü gâyet sağlam olan göreneklerimiz dahî cemiyet hayâtımızın içinden silinip kurumuş bulunuyor.) ( Sâmiha Ayverdi Hey Gidi Günler Hey, s.230)


“Müslüman Türk’e vatan hazırlayanları ve bu uğura yediden yetmişe maddi-manevi cihad yolunda gecesini gününü, varını yoğunu feda eden uluları, Türk gençliğine duyuramamakta gaflet gösterdikçe de onların on parmağının yakamızdan tutarak bizden hesap soracağını neden hiç düşünmemekteyiz?”
Sâmiha Ayverdi Hey Gidi Günler Hey


Bir devletin toprakları üzerinde cereyan eden savaşlardaki zafer ve hezimeti gözler görür, kulaklar duyar, tarihler yazarlarsa da bir milletin manevi değerleri üstündeki tahribatı görmek için ancak basar-ı basiret gerekir. Bu babtaki gafletimizin acısını asırlardır çekmekte bulunduğumuzu bilmem nasıl inkar edebiliriz.
Sâmiha Ayverdi Hey Gidi Günler Hey


İnsan vücudunda el ayak, göz kulak ikişer adet olduğu halde, dimağın tek olması emir merkezinin şerik kabul etmediğinin delili değil midir? 
Ne yazık ki beşeriyet, merkezi otorite anlayışından uzaklaşarak ferdi ve kütlevi bir hürriyete kavuşacağının zannı içinde.
Sâmiha Ayverdi Hey Gidi Günler Hey